Avustralya'da üç doktorun, yüksek gelirlerini düşük maaş olarak gösterip kâr payı yoluyla vergiden kaçınma planı, federal mahkeme tarafından 'yapay ve vergiden kaçınma amaçlı' bulunarak reddedildi. Melbourne merkezli doktorlar, kurdukları şirketler ağıyla yıllık maaşlarını 100 bin dolar civarında gösterirken, aslında milyonlarca dolarlık kârı temettü olarak çekiyorlardı. Yüksek Mahkeme kararı, bu tür yapılandırmaların hukuka uygun olmadığına hükmederek Avustralya vergi sisteminde önemli bir emsal oluşturdu.
Gelişmenin arka planı
Davaya konu olan doktorlar, her biri yıllık 500 bin doların üzerinde gelir elde eden bir cerrah ve iki anestezistti. 2015-2017 yılları arasında, her biri kendi adına birer şirket kurdu ve bu şirketler aracılığıyla hasta kabul etti. Şirketler, doktorlara düşük maaş öderken, kalan kârı temettü olarak dağıtıyordu. Bu yöntemle doktorlar, kişisel gelir vergisinde %45'e varan oranlar yerine, şirket kârı üzerinden %30 kurumlar vergisi ödemeyi hedefliyordu. Vergi otoritesi ATO, 2018'de bu yapıyı 'vergi kaçakçılığı' olarak nitelendirdi ve dava açtı.
Yüksek Mahkeme, 2024 başında verdiği kararda, bu yapılanmanın 'ticari gerçeklikten yoksun' olduğuna vurgu yaptı. Mahkeme, doktorların şirketlerinin 'sadece vergiden kaçınmak için oluşturulduğunu' ve asıl ekonomik faaliyeti yürüten kişilerin yine doktorlar olduğunu belirtti. Karar, Avustralya'da profesyonellerin bu tür 'şirket aracılığıyla hizmet sunma' yapılarının vergi açısından daha sıkı denetleneceğinin sinyalini verdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, küresel çapta yüksek gelirli bireylerin vergi planlaması stratejilerine karşı artan mücadeleyi yansıtıyor. OECD ülkelerinde, özellikle doktorlar, avukatlar ve danışmanlar gibi yüksek gelirli profesyoneller, gelirlerini şirketler üzerinden akıtarak vergi yüklerini azaltma eğilimindeler. Avustralya'nın bu kararı, benzer düzenlemelerin diğer ülkelerde de emsal teşkil edebilir. Özellikle İngiltere ve Yeni Zelanda gibi benzer hukuk sistemlerine sahip ülkelerde, mahkemelerin bu tür yapılara karşı tutumunu etkilemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya Yüksek Mahkemesi'nin bu kararı, Türkiye'deki benzer vergi planlamalarına ışık tutuyor. Türkiye'de de yüksek gelirli uzmanlar (doktorlar, mühendisler, avukatlar) sıklıkla şahıs şirketi veya limited şirket kurarak gelirlerini düşük maaş, yüksek temettü şeklinde yapılandırıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı, son yıllarda bu tür yapay vergi planlamalarına karşı denetimlerini artırmış durumda. Ancak Türk vergi sisteminde temettü gelirleri de kısmi vergi avantajına sahip olduğu için, bu tür yöntemler yaygın olarak kullanılıyor. Bu dava, Türkiye'deki uygulamaların hukuki sınırlarını ve risklerini sorgulatması açısından önemli. Türk yargısının da benzer bir durumda 'ticari gerçeklik' ilkesine dayanarak bu tür yapıları reddetmesi muhtemel. Sonuç olarak, yüksek gelirli profesyonellerin vergi planlaması yaparken hukuki zeminî iyi analiz etmesi gerekiyor.