İsrail ordusu, Pazar günü Lübnan'ın güneyinde yeniden hava saldırıları ve topçu atışları düzenledi. Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail savaş uçakları Nabatiye ilçesine bağlı Kfar Tebnit beldesini bombaladı. Saldırılar, Haziran ayında ABD sponsorluğunda imzalanan çerçeve anlaşmanın ihlali olarak nitelendirildi. Anlaşma, çatışmaların durdurulmasını ve sivil bölgelerin korunmasını öngörüyordu. Ancak İsrail, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana Lübnan topraklarına yönelik ihlallerini sürdürüyor.
Anlaşmaya Rağmen Saldırılar Sürüyor
ABD'nin arabuluculuğuyla Haziran ayında varılan çerçeve anlaşma, İsrail ile Lübnan arasında gerginliği azaltmayı amaçlıyordu. Anlaşma kapsamında, her iki tarafın da sivil yerleşim bölgelerine saldırı düzenlememesi ve askeri operasyonların sınırlandırılması kararlaştırılmıştı. Ancak İsrail, anlaşmanın imzalanmasından bu yana Lübnan'ın güneyinde çeşitli beldelere yönelik hava saldırıları ve topçu atışları gerçekleştirdi. Son olarak Pazar günü Kfar Tebnit'e düzenlenen hava saldırısı, bölgede yaşayan siviller arasında paniğe yol açtı. Henüz can kaybı veya yaralanma bildirilmedi, ancak altyapıda hasar meydana geldiği belirtiliyor.
Lübnan hükümeti, İsrail'in saldırılarını uluslararası topluma şikayet etme hazırlığı yapıyor. Beyrut yönetimi, anlaşmanın ihlal edilmesinin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) ise taraflara itidal çağrısında bulundu.
İsrail ordusu saldırıların nedenini henüz açıklamadı. Ancak İsrail basını, saldırıların Lübnan Hizbullahı'nın son dönemde artan faaliyetlerine yanıt olarak düzenlendiğini öne sürüyor. Hizbullah yetkilileri ise anlaşmaya bağlı olduklarını ve provokasyonlara karşılık vermeyeceklerini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan'ın güneyindeki istikrarsızlık, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeyi daha da bozuyor. ABD'nin arabuluculuğunda varılan anlaşmanın ihlali, Washington'ın bölgedeki arabuluculuk rolüne gölge düşürüyor. Anlaşmanın sürdürülebilirliği sorgulanırken, İsrail'in askeri operasyonları bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir.
Uluslararası toplum, İsrail'in saldırılarını kınadı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, yaptığı açıklamada, taraflara anlaşmaya saygı duyma çağrısı yaparak, sivil kayıpların önlenmesi gerektiğini vurguladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı da endişelerini dile getirerek, tansiyonun düşürülmesi için diyalog çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin konuyu acilen görüşmesi bekleniyor. Ancak ABD'nin İsrail'e verdiği geleneksel destek, Konsey'de etkili bir karar alınmasını zorlaştırabilir. Uzmanlar, İsrail'in saldırılarının Hizbullah ile yeni bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. 2006 yılında yaşanan ve 34 gün süren savaş, Lübnan'da büyük yıkıma yol açmıştı. Benzer bir senaryonun tekrarlanmasından endişe ediliyor.
Bölgesel aktörlerin tutumu da dikkatle izleniyor. İran, İsrail'in saldırılarını kınayarak Lübnan'ın yanında olduğunu açıkladı. Suudi Arabistan ve Mısır ise itidal çağrısı yapmakla yetindi. Türkiye, saldırıları kınayan açıklamalar yaptı ve uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin bölgesel istikrar açısından kaygılarını artırıyor. Türkiye, komşusu Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor ve olası bir çatışmanın yayılmasından endişe ediyor. Ankara, İsrail'in anlaşma ihlallerinin bölgesel barışı tehdit ettiğini vurgularken, uluslararası toplumu ortak hareket etmeye çağırıyor. Lübnan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin ekonomi ve güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir; zira Türkiye, Lübnan ile ticari ve beşeri bağlara sahip. Ayrıca mülteci akını riski ve enerji güvenliği de Türkiye'nin öncelikleri arasında.