İran'ın Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD'nin, İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için öne sürdüğü yedi koşullu teklife verdiği yanıtı "yetersiz" olarak değerlendirdi. Rızai'nin bu açıklaması, İran devlet televizyonu tarafından pazar günü yayınlandı. Açıklama, stratejik deniz yolunun statüsü konusunda Tahran ile Washington arasındaki anlaşmazlığın sürdüğünü gösteriyor. Rızai, ABD'nin yanıtının İran'ın taleplerini karşılamadığını belirterek, müzakerelerin bu aşamasında ilerleme sağlanamadığını ima etti.
Gelişmenin Arka Planı
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol taşımacılığının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. İran, daha önce boğazın güvenliğini sağlamak için kendi koşullarını içeren bir öneri sunmuştu. Bu öneride, yabancı askeri varlığın sonlandırılması, bölgesel ülkelerin güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi ve İran'a uygulanan yaptırımların kaldırılması gibi maddeler yer aldığı bildirilmişti. ABD yönetimi ise İran'ın bu koşullarını kabul etmemiş, kendi güvenlik endişelerini dile getirmişti.
Rızai'nin açıklaması, İran'ın boğaz üzerindeki egemenlik iddialarını sürdürdüğünü ve ABD'nin tutumunu yetersiz bulduğunu gösteriyor. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, son aylarda boğazda tatbikatlar düzenleyerek askeri yeteneklerini sergilemişti. ABD ise bölgede donanma unsurlarını konuşlandırarak seyrüsefer özgürlüğünü koruma taahhüdünü yinelemişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, küresel enerji piyasaları için önemli bir risk faktörü. Boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınıyor. Herhangi bir kesinti, petrol fiyatlarında ani yükselişlere yol açabilir. İran'ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlık da tansiyonu artırıyor. ABD'nin yaptırımları, İran ekonomisini olumsuz etkilerken, Tahran yönetimi zaman zaman boğazı kapatma tehdidinde bulunarak pazarlık gücünü artırmaya çalışıyor.
Uzmanlar, İran'ın teklifinin arkasında yatan asıl amacın, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltmak ve yaptırımların hafifletilmesini sağlamak olduğunu belirtiyor. ABD'nin yanıtının "yetersiz" bulunması, müzakerelerin tıkandığını gösteriyor. Bölgesel aktörler ise Suudi Arabistan, BAE gibi Körfez ülkeleri, boğazın açık kalmasından yana. Ancak İran'ın koşulları arasında yer alan "yabancı güçlerin çekilmesi" bu ülkelerin güvenlik garantilerini sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ithalatı güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye, petrol ve doğalgazının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden karşılıyor. Boğazda yaşanacak bir kesinti, enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin cari açığını artırabilir. Ayrıca İran ile ABD arasındaki gerilim, Türkiye'nin bölgesel denge politikalarını zorlaştırıyor. Türkiye, İran ile ticari ilişkilerini sürdürürken ABD yaptırımlarına uymak zorunda kalıyor. Bu nedenle Ankara, Hürmüz'de tansiyonun düşürülmesi ve diplomatik çözüm için çağrıda bulunmayı sürdürecektir. Olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve bölgesel ticaret yolları açısından ciddi risk oluşturur.