İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 'Sarı Hat' olarak bilinen güvenlik hattını daha da içeriye taşıdığını açıkladı. Askeri yetkililere göre, hat boyunca yeni mevziler kazıldı ve gözlem noktaları güçlendirildi. Bu adım, İsrail'in Gazze'deki fiili kontrolünü genişletme yönünde attığı son adım olarak değerlendiriliyor. Hattın derinleştirilmesi, özellikle Gazze'nin kuzeyinde ve doğusunda yaşayan Filistinli siviller için yeni kısıtlamalar ve yerinden edilme riski anlamına geliyor. İsrail hükümeti, hattın 'savunma amaçlı' olduğunu savunurken, Filistinli gruplar ve uluslararası kuruluşlar bu hamlenin 1967 sınırlarını fiilen ortadan kaldırdığını belirtiyor.
Sarı Hat Nedir ve Neden Önemli?
Sarı Hat, İsrail'in 2005'te Gazze'den tek taraflı çekilmesinin ardından, sınır bölgesinde oluşturduğu güvenlik şeridi olarak ortaya çıktı. Ancak 2023'teki çatışmalardan sonra bu hat, fiili bir ateşkes hattı haline geldi. İsrail, hattın kendi tarafında tampon bölge oluşturarak roket saldırılarını engellemeyi hedefliyor. Son hamleyle birlikte hat, Gazze'nin iç kesimlerine doğru genişletildi; bu da tarım arazilerinin ve yerleşim yerlerinin boşaltılmasına yol açtı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bu genişleme nedeniyle son altı ayda 15 binden fazla Filistinli evini terk etmek zorunda kaldı. İsrail ordusu, hattın 'geçici' olduğunu ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda ayarlanacağını söylese de, sahadaki kalıcı altyapı çalışmaları (yol, duvar, gözetleme kulesi) kalıcılık izlenimi veriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sarı Hat'ın derinleştirilmesi, Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkelerde endişeyle karşılandı. Mısır, Gazze'ye insani yardım koridorlarının sekteye uğramasından endişe ederken, Ürdün, Batı Şeria'daki istikrarı tehdit eden bir adım olarak nitelendirdi. ABD yönetimi, İsrail'in 'kendini savunma hakkını' vurgulamakla birlikte, sivil kayıpların artmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi, hattın uluslararası hukuka uygunluğunun sorgulanması gerektiğini belirtti. Bu gelişme, iki devletli çözüm perspektifini daha da zayıflatıyor; zira fiili sınır değişiklikleri, müzakerelerin önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Bölgede artan gerginlik, ateşkes görüşmelerini de olumsuz etkiliyor. Hamas yetkilileri, hattın derinleştirilmesinin 'ateşkes ihlali' olduğunu ve misilleme haklarını saklı tuttuklarını açıkladı. Son haftalarda sınır bölgesinde karşılıklı saldırılar yeniden arttı; İsrail hava saldırılarında son üç günde en az 12 Filistinli hayatını kaybetti. BM Güvenlik Konseyi'nde ise konuyla ilgili yeni bir karar tasarısı üzerinde çalışmalar sürüyor, ancak daimi üyeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle ilerleme sağlanamıyor.
Uzmanlar, İsrail'in Sarı Hat hamlesini, Gazze'de kalıcı bir güvenlik rejimi kurma çabasının parçası olarak yorumluyor. Ancak bu durum, Filistinliler için yaşam alanlarının daralması ve insani krizin derinleşmesi anlamına geliyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, hattın genişletilmesinin sivil halk üzerindeki etkilerine dikkat çekerek taraflara uluslararası insancıl hukuka saygı çağrısında bulundu. Önümüzdeki günlerde İsrail'in hattı daha da ileri taşıyıp taşımayacağı, bölgedeki dengeleri belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, İsrail'in Sarı Hat'ı derinleştirmesini yakından takip ediyor. Bu hamle, Türkiye'nin bölgede artan diplomatik aktivizmini ve insani yardım çabalarını doğrudan etkiliyor. Ankara, Gazze'ye yönelik yardımların kesintisiz sürmesi için Mısır ve Katar ile koordinasyon halinde. Ayrıca, fiili sınır değişiklikleri Türkiye'nin savunduğu iki devletli çözüm vizyonuna darbe vuruyor. Türk yetkililer, İsrail'in bu adımını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor ve İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde ortak bir tepki oluşturmaya çalışıyor. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomi çıkarlarını da olumsuz etkileyebilir; zira Gazze'deki kriz, Doğu Akdeniz'deki enerji ve ticaret yollarını tehdit ediyor.