İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Salı günü İsrail hükümetini Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine göz yummakla suçladı ve ülkesinin Fransa ile diğer on ülkeye katılarak işgal altındaki topraklardaki İsrail yerleşim birimlerinden yapılan ithalatı yasaklayacağını açıkladı. Karara misilleme olarak İsrail, Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunu kapatma talimatı verdi. İngiltere'nin bu adımı, Avrupa'da İsrail'e yönelik artan baskının son halkası oldu.
Yaptırım Kararının Arka Planı
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail hükümetinin Batı Şeria'daki yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarını engellemediğini belirterek, "İsrail hükümeti, etnik temizlik olarak nitelendirilebilecek eylemlere göz yumuyor" ifadesini kullandı. Miliband, bu tür eylemlerin uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve İngiltere'nin bu konuda sessiz kalamayacağını vurguladı.
İngiltere'nin yasağı, Fransa ve Almanya'nın da aralarında bulunduğu on iki ülkenin ortak kararıyla uygulanacak. Karar kapsamında, işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerinde üretilen ürünlerin ithalatı yasaklanacak. Bu ürünler arasında tarım ürünleri, kozmetik ve tekstil ürünleri yer alıyor. Yasağın, Avrupa Birliği'nin de benzer bir adım atması için baskı oluşturması bekleniyor.
İsrail yönetimi, karara sert tepki gösterdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İngiltere'nin kararını "utanç verici" olarak nitelendirerek, "Bu karar, terörizmi destekleyenlere ödül vermek anlamına geliyor" dedi. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunun kapatılması talimatını verdi. Konsolosluğun kapatılması, İngiltere'nin Filistin yönetimiyle olan ilişkilerini de olumsuz etkileyecek.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İngiltere'nin yaptırım kararı, Avrupa ülkelerinin İsrail'e yönelik tutumunda bir değişimin işareti olarak yorumlanıyor. Fransa, daha önce benzer bir yasağı uygulamaya koymuştu. Almanya ve İspanya gibi ülkelerin de yakında benzer adımlar atması bekleniyor. Avrupa Birliği, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriyor ve iki devletli çözümün altını çiziyor.
ABD yönetimi ise İngiltere'nin kararına temkinli yaklaşıyor. Beyaz Saray Sözcüsü, "İsrail'in güvenliği bizim için öncelikli, ancak yerleşim faaliyetleri barış sürecine zarar veriyor" açıklamasında bulundu. ABD'nin tutumu, İsrail üzerindeki baskının artmasını engelleyebilir. Ancak Avrupa'daki kamuoyu baskısı, Washington'ın pozisyonunu yeniden gözden geçirmesine yol açabilir.
İsrail'in konsolosluğu kapatma kararı, diplomatik ilişkilerde yeni bir gerilim hattı oluşturdu. İngiltere, kararın ardından İsrail ile olan tüm üst düzey temaslarını askıya aldığını duyurdu. İsrail'in bu adımı, diğer Avrupa ülkelerine de gözdağı verme amacı taşıyor. Ancak uzmanlar, İsrail'in bu tür misillemelerinin uluslararası izolasyonunu daha da derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini uzun süredir uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriyor ve Filistin davasını destekliyor. İngiltere'nin yaptırım kararı, Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirebilir ve Avrupa'da İsrail'e yönelik artan baskı, Türkiye'nin diplomatik girişimlerine alan açabilir. Ancak İsrail'in konsolosluk kapatma kararı, bölgede gerilimi tırmandırarak Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ekonomik açıdan, Türkiye-İsrail ticaret hacmi sınırlı olsa da, yaptırımların genişlemesi bölgesel istikrarsızlığı artırabilir. Türkiye, Filistin'e verdiği desteği sürdürürken, Batı ile ilişkilerini dengelemek durumunda.