İsrail yönetimi, aralarında seçilmiş yetkililer ve aktivistlerin bulunduğu 12 İngiliz vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağını duyurdu. Karar, İngiltere'nin Filistin devletini tanıma yönündeki adımlarının ardından geldi. İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, söz konusu kişilerin "İsrail karşıtı faaliyetlerde bulunduğu" gerekçesiyle sınır dışı edileceği veya ülkeye alınmayacağı belirtildi. Karar, son dönemde Tel Aviv ile Londra arasında artan gerilimin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Kararın arka planı ve İngiltere'nin Filistin hamlesi
İsrail'in bu adımı, İngiltere'nin 2024 yılı içinde Filistin devletini resmen tanıma iradesini açıklamasının ardından geldi. Londra, Orta Doğu barış sürecine katkı sağlamak amacıyla Filistin devletini tanımaya hazır olduğunu duyurmuş, ancak bu adımı İsrail ile koordinasyon içinde atacağını belirtmişti. İsrail ise bu tür bir tanımanın "terörizme ödül" anlamına geleceğini savunarak sert tepki göstermişti. İngiltere'nin tutumu, Avrupa Birliği içinde İspanya, İrlanda ve Norveç gibi ülkelerin Filistin'i tanıma kararlarının ardından geldiği için İsrail nezdinde ayrıca rahatsızlık yaratmış durumda.
İsrail'in yasak kararı, yalnızca diplomatik bir tepki değil, aynı zamanda İngiliz kamuoyunda Filistin yanlısı aktivizmin artmasına karşı bir önlem olarak da okunuyor. İngiltere'de özellikle üniversite kampüslerinde ve sivil toplum kuruluşlarında İsrail karşıtı protestolar yaygınlaşmış, bazı milletvekilleri de bu hareketlere açık destek vermişti. İsrail'in hedef aldığı 12 kişi arasında, Filistin yanlısı gösterilere katılan veya İsrail'in Gazze politikalarını eleştiren isimlerin bulunduğu belirtiliyor.
İsrail İçişleri Bakanlığı, yasak kararının "ulusal güvenlik" gerekçesiyle alındığını ve bu kişilerin İsrail'e girişlerinin sınır kapılarında engelleneceğini açıkladı. Karar kapsamındaki kişilerin isimleri henüz kamuoyuyla paylaşılmadı, ancak İngiliz basınında yer alan haberlere göre listede en az iki milletvekili ve birkaç insan hakları savunucusu bulunuyor. İsrail'in bu tür yasakları daha önce de uyguladığı, özellikle Filistin yanlısı aktivistleri ve akademisyenleri hedef aldığı biliniyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İsrail'in izolasyonu derinleşiyor mu?
İsrail'in İngiliz vatandaşlarına yönelik giriş yasağı, Tel Aviv'in uluslararası alanda artan izolasyonunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Gazze'deki savaşın başlamasından bu yana İsrail'e yönelik eleştiriler artmış, birçok ülke İsrail ile diplomatik ilişkilerini gözden geçirmeye başlamıştı. İngiltere gibi önemli bir müttefikin Filistin'i tanıma yönünde attığı adımlar, İsrail'in Batı nezdindeki konumunu daha da zorlaştırıyor.
Öte yandan, İsrail'in bu kararı, yalnızca İngiltere ile ikili ilişkileri değil, aynı zamanda NATO içindeki dengeleri de etkileyebilir. İngiltere, NATO'nun önde gelen üyelerinden biri ve İsrail'in güvenlik iş birliğinde önemli bir ortak. Ancak son dönemde İngiltere kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştirilerin artması, Londra'nın Tel Aviv'e verdiği desteği sorgulatıyor. İsrail'in bu tür yasaklarla İngiltere'ye gözdağı vermeye çalıştığı, ancak bunun ters etki yapabileceği değerlendiriliyor.
Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, bir devletin yabancı vatandaşlarına giriş yasağı koyması egemenlik hakkı olarak görülse de, seçilmiş yetkilileri hedef alması diplomatik teamüllere aykırı bulunuyor. İngiltere Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi, ancak İngiliz hükümetinin karara tepki göstermesi bekleniyor. İngiltere'nin, İsrail ile olan ticari ve savunma ilişkilerini gözden geçirebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in İngiliz vatandaşlarına yönelik giriş yasağı, Türkiye açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekleyen ve İsrail'in Gazze politikalarını sert şekilde eleştiren bir ülke. İngiltere gibi Batılı bir müttefikin Filistin'i tanıma yönünde adım atması, Türkiye'nin uluslararası platformlarda yalnız olmadığını gösteriyor ve Ankara'nın diplomatik elini güçlendiriyor. Öte yandan İsrail'in bu tür yasaklarla kendini savunmaya çalışması, Tel Aviv'in bölgesel izolasyonunu artırırken, Türkiye'nin Orta Doğu'da daha etkin bir aktör olma çabalarına alan açabilir. Ayrıca, İngiltere ile İsrail arasındaki gerilim, NATO içinde yeni bir tartışma başlatabilir ve Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu yeniden tanımlamasına yol açabilir.