İspanyol otel zinciri Meliá Hotels International, Donald Trump döneminde uygulanan ABD yaptırımları nedeniyle Küba'daki tüm faaliyetlerini durdurma kararı aldı. Şirket, ülkede 'iş yapmanın imkansız hale geldiğini' belirterek, hafta sonu itibarıyla 34 otelini kapatacağını duyurdu. Bu karar, ABD'nin Küba'ya yönelik ekonomik ablukasının uluslararası şirketler üzerindeki somut etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yaptırımların gölgesinde iş yapmak
Meliá, Küba'da en büyük yabancı otel işletmecisi konumundaydı. Şirket, adanın turizm sektöründe önemli bir paya sahipti ve 34 otelinde binlerce kişiye istihdam sağlıyordu. Ancak Trump yönetiminin 2017'den itibaren sıkılaştırdığı yaptırımlar, Küba ile ticaret yapan yabancı şirketleri hedef alan 'Title III' maddesinin yeniden uygulanmasıyla birlikte işleri içinden çıkılmaz hale getirdi. Bu madde, 1996 tarihli Helms-Burton Yasası'nın bir parçası olup, Küba'da kamulaştırılan ABD vatandaşlarına ait mülkler üzerinde hak iddia etmelerine olanak tanıyor. Meliá, işlettiği otellerin bir kısmının bu kapsamda olduğu gerekçesiyle ABD'de davalarla karşı karşıya kalmıştı.
Şirket, resmi açıklamasında ABD'nin 'aşırı yaptırım politikaları' ve bunların yarattığı 'büyük zorluklar' nedeniyle operasyonlarını sürdüremeyeceğini ifade etti. Kararın, Küba hükümetiyle yapılan görüşmelerin ardından alındığı ve otellerin 'geçici olarak' kapatılacağı belirtilse de, kalıcı bir çekilme sinyali veriyor. Meliá'nın çekilmesi, Küba turizmine büyük bir darbe indirirken, ada ekonomisini de olumsuz etkileyecek. Küba'da turizm, döviz gelirlerinin en önemli kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Meliá'nın kararı sadece Küba için değil, ABD'nin yaptırım politikalarının uluslararası şirketler üzerinde yarattığı caydırıcılık açısından da önem taşıyor. Trump döneminde artan 'ikincil yaptırım' tehditleri, birçok Avrupalı şirketi Küba, İran ve Venezuela gibi ülkelerden çekilmeye zorlamıştı. Biden yönetimi bu politikaları kısmen gevşetse de, Helms-Burton Yasası'nın ilgili maddeleri hâlâ yürürlükte. Avrupa Birliği, bu yasanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunmakla birlikte, şirketlerine yeterli koruma sağlayamadı. Meliá'nın çekilmesi, ABD'nin ekonomik gücünün uluslararası ticaret üzerindeki etkisini bir kez daha kanıtlıyor. Diğer yandan, Küba hükümeti bu tür çekilmeleri 'dost olmayan eylemler' olarak nitelendirerek, alternatif ortaklıklar arayışını hızlandırabilir. Rusya, Çin ve Türkiye gibi ülkeler, Küba ile ekonomik işbirliğini artırmak için fırsat kolluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye ile Küba arasında diplomatik ilişkiler bulunmakla birlikte, ticaret hacmi sınırlı düzeydedir. Ancak Meliá'nın çekilmesi, Türk şirketleri için bir fırsat penceresi açabilir. Küba'nın otel işletmeciliği ve turizm alanında yeni ortaklıklara ihtiyacı var. Türkiye'nin inşaat ve turizm sektörlerindeki tecrübesi, bu alanda avantaj sağlayabilir. Ayrıca, ABD yaptırımlarına rağmen Küba ile ticaret yapabilmek, Türkiye'nin bağımsız dış politikasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte, ABD ile ilişkilerin hassasiyeti göz önüne alındığında, Türk şirketlerinin bu tür yatırımlarda ihtiyatlı davranması beklenir. Küba'daki bu boşluk, orta vadede Türk turizm firmaları için değerlendirilebilecek bir niş oluşturuyor.