Kuveyt ve Bahreyn, İran kaynaklı yeni insansız hava aracı ve füze saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini devreye soktu. Kuveyt ordusu, düşman insansız hava araçlarına ve füzelerine karşı hava savunma birliklerinin müdahale ettiğini duyurdu. Bahreyn ise sivil halka sığınaklara yönelmeleri çağrısında bulundu. Saldırıların, İsrail ile İran arasında devam eden çatışmaların bir yansıması olduğu belirtiliyor. Bölge genelinde tansiyon yükselirken, uluslararası toplumdan taraflara itidal çağrıları geliyor.
Gelişmenin arka planı
Kuveyt ordusundan yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin 6 Haziran akşamı saatlerinde düşman hava araçlarına karşı aktif hale getirildiği bildirildi. Açıklamada, 'Hava savunma birliklerimiz, düşman insansız hava araçlarına ve füzelerine karşı gerekli önlemleri almış ve müdahale etmiştir. Herhangi bir can kaybı veya maddi hasar meydana gelmemiştir' ifadelerine yer verildi. Bahreyn İçişleri Bakanlığı ise vatandaşlara ve sakinlere, sığınaklara yönelmeleri ve pencerelerden uzak durmaları yönünde uyarı yaptı. Bahreyn resmi ajansı BNA, hava savunma sistemlerinin faaliyete geçtiğini ancak herhangi bir can kaybı bildirilmediğini duyurdu.
İran’ın Yemen’deki Husiler aracılığıyla Körfez ülkelerine yönelik saldırıları son dönemde artmış durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de daha önce benzer saldırılara maruz kalmıştı. İran’ın bu saldırılarının, İsrail’in Suriye’deki İran hedeflerine yönelik saldırılarına misilleme olarak gerçekleştiği iddia ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişmeler, İran ile İsrail arasındaki gölge savaşın artık Körfez ülkelerine de sıçradığını gösteriyor. Kuveyt ve Bahreyn, Batı ittifakına yakınlıkları ve ABD askeri üslerine ev sahipliği yapmaları nedeniyle İran için yüksek profilli hedefler arasında yer alıyor. Kuveyt’te Camp Arifjan ve Ali Al Salem Hava Üssü, Bahreyn’de ise ABD Beşinci Filosu’nun ana üssü bulunuyor. İran’ın bu saldırıları, bölgesel güç dengesini değiştirme ve ABD’nin Körfez’deki varlığını zorlama amacı taşıyor olabilir.
Birleşmiş Milletler ve Körfez İşbirliği Konseyi, taraflara itidal çağrısı yaparken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, bölgedeki hava savunma sistemlerini teyakkuz haline getirdi. Petrol fiyatları ise Körfez’deki bu gerginlikle birlikte yükselişe geçti. Brent petrol varil fiyatı 85 doların üzerine çıktı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin komşu olduğu Ortadoğu’daki istikrarsızlığın derinleştiğini göstermektedir. Körfez’de tırmanan İran-İsrail gerilimi, Türkiye’nin enerji güvenliğini ve bölgedeki ticari çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve Kuzey Irak’taki varlığı nedeniyle bu çatışmaların sıçrama riski altındadır. Ayrıca, Körfez’deki istikrarsızlık, Türkiye’nin Katar ve Suudi Arabistan ile geliştirdiği ekonomik ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Ankara’nın, hem İran hem de İsrail ile dengeli ilişkiler yürütme politikası, bu süreçte daha da kritik hale gelmektedir. Türkiye’nin, bölgesel gerilimin düşürülmesi için aktif diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir.