İspanya hükümeti, komşusu İtalya ile yaşanan düzensiz göç anlaşmazlığı kapsamında, cumartesi gece yarısından 7 Eylül'e kadar İtalya'dan gelen uçuş ve deniz araçlarındaki yolculara yönelik sınır kontrolleri başlatacağını duyurdu. Cuma günü yapılan açıklamada, bu adımın iki Akdeniz ülkesi arasındaki göç politikalarına ilişkin gerilimi tırmandırdığı belirtildi. İspanya İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, kontrollerin Schengen Bölgesi'nin olağan kurallarına istisna olarak uygulanacağı ve amacın 'düzensiz göç akışlarını önlemek' olduğu ifade edildi. Karar, iki ülkenin göç yönetimi konusunda artan anlaşmazlığının ardından geldi.
Göç anlaşmazlığının arka planı
İspanya ve İtalya, Avrupa Birliği'nin göç politikaları üzerinde uzun süredir farklı yaklaşımlar sergiliyor. İtalya, son aylarda özellikle Kuzey Afrika kıyılarından gelen düzensiz göçmen dalgalarıyla mücadele ederken, İspanya da benzer baskılarla karşı karşıya. Ancak iki ülke arasındaki gerilim, İtalya'nın geçtiğimiz haftalarda bazı göçmenleri İspanya'ya yönlendirmesiyle tırmandı. İspanyol yetkililer, bu durumun kendi sınır güvenliğini olumsuz etkilediğini savunuyor. Schengen Anlaşması'nın izin verdiği geçici sınır kontrolleri, olağanüstü durumlarda üye ülkelere sınırlarını yeniden tesis etme hakkı tanıyor. İspanya'nın bu adımı, AB içinde serbest dolaşım ilkesine rağmen ulusal güvenlik endişelerinin öncelik kazandığını gösteriyor.
İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, yaptığı açıklamada, 'İtalya'dan gelen yolcuların kimlik ve seyahat belgeleri kontrol edilecek. Bu karar, yasadışı göçü engellemek ve sınırlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla alınmıştır' dedi. Bakanlık yetkilileri, kontrollerin havaalanları ve limanlarda yoğunlaşacağını ve yolcuların uçuş veya sefer öncesi belgelerinin inceleneceğini belirtti. Kararın süresi bir ay olarak açıklanırken, gerekli görülmesi halinde uzatılabileceği ifade ediliyor. İtalyan hükümeti ise bu kararı 'orantısız' olarak nitelendirirken, iki ülke arasındaki diplomatik temasların sürdüğü bildiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Avrupa Birliği'nin göç politikalarındaki derin bölünmeleri yeniden gündeme getirdi. Özellikle Akdeniz ülkeleri, düzensiz göçün yükünü orantısız şekilde taşıdıklarını savunurken, kuzey Avrupa ülkeleri daha dayanışmacı bir yaklaşım benimsemeye çağrılıyor. İspanya-İtalya arasındaki bu anlaşmazlık, AB'nin ortak göç politikası oluşturma çabalarına darbe vurabilir. Schengen Bölgesi içinde geçici sınır kontrolleri daha önce de bazı ülkeler tarafından terör tehdidi veya göç krizleri gerekçesiyle uygulanmıştı. Ancak bu defa iki AB üyesi ülkenin karşı karşıya gelmesi, birliğin iç dayanışmasını test ediyor.
Uzmanlar, bu tür kontrollerin yaygınlaşmasının serbest dolaşım ilkesini zayıflatabileceği ve AB'nin temel değerleriyle çelişebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan İtalya'nın yeni hükümeti, göç konusunda daha katı bir tutum izlerken, İspanya'da ise sol koalisyon hükümeti daha insani bir yaklaşım benimsiyor. Bu ideolojik farklılıklar, iki ülke arasındaki gerilimi artırıyor. Avrupa Komisyonu, her iki ülkeyi de diyaloğa çağırarak, sınır kontrollerinin geçici ve orantılı olması gerektiğini hatırlattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'ya göç rotalarının kilit ülkelerinden biri olarak, İspanya-İtalya arasındaki bu anlaşmazlığı yakından izliyor. AB'nin göç yönetimindeki bu tür iç gerilimler, Türkiye ile AB arasındaki göç anlaşmasının geleceğini etkileyebilir. Türkiye, 2016'daki anlaşma kapsamında düzensiz göçü engellemek için önemli çaba sarf ederken, AB ülkelerinin kendi aralarındaki koordinasyon eksikliği, yükün Türkiye'ye daha fazla yüklenmesine neden olabilir. Ayrıca, Schengen içindeki sınır kontrollerinin artması, Türk vatandaşlarının Avrupa'ya seyahatlerinde de ek gecikmelere yol açabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin göç diplomasisinde elini güçlendiren bir faktör olarak değerlendirilebilir.