Litvanya sınır muhafızları, Belarus'tan ülkeye girmeye çalışan göçmenlerin kullandığı yeraltı tünellerini ortaya çıkardı. Yetkililer, bu tünellerin organize bir şekilde inşa edildiğini ve Minsk yönetiminin göçmenleri bir hibrit savaş aracı olarak kullandığı yönündeki endişeleri artırdığını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Litvanya İçişleri Bakanlığı'na bağlı Sınır Muhafız Teşkilatı, Belarus sınırındaki ormanlık alanda en az iki tünel tespit etti. Tünellerin, göçmenlerin gece saatlerinde fark edilmeden geçişini sağlamak için inşa edildiği düşünülüyor. Yapılan açıklamada, tünellerin yaklaşık 5-6 metre uzunluğunda ve 1 metre genişliğinde olduğu, içlerinde aydınlatma ve havalandırma sistemleri bulunduğu ifade edildi.
Litvanya makamları, bu tünellerin Belarus istihbarat servislerinin desteğiyle hazırlandığını öne sürüyor. Göçmenlerin büyük çoğunluğunun Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden geldiği, Belarus'un başkenti Minsk'teki otellere yerleştirildikten sonra sınıra yönlendirildikleri belirtiliyor. Litvanya Başbakanı Ingrida Šimonytė, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Bu, Minsk'in kasıtlı olarak yürüttüğü bir operasyondur. Sınırımıza baskı yaparak Avrupa Birliği'ni zor durumda bırakmayı hedefliyorlar' dedi.
Benzer tünellerin Polonya ve Letonya sınırlarında da bulunduğu bildiriliyor. Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex, bölgeye ek devriye ekipleri gönderdi. Litvanya hükümeti, bu yıl içinde sınırı yasa dışı yollardan geçmeye çalışan göçmen sayısının 4 bini aştığını açıkladı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre üç kat artışa işaret ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Uzmanlar, Belarus'un bu göçmen akınını 'hibrit savaş' taktiği olarak kullandığını vurguluyor. Brüksel merkezli Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden (ECFR) analist Maria Lvova, 'Minsk, göçmenleri Avrupa Birliği sınırlarında bir koz olarak kullanıyor. Bu, AB'nin sınır güvenliği politikalarına ve insani değerlerine karşı bir meydan okumadır' değerlendirmesinde bulundu.
AB Komisyonu, Belarus yönetiminin bu tutumuna karşı yeni yaptırım paketleri hazırlıyor. Ayrıca, göçmenlerin Türkiye üzerinden Belarus'a uçtuğu rotaların da mercek altında olduğu bildiriliyor. Polonya ve Litvanya, Minsk'e uçuş yapan havayollarının yaptırım listesine alınması için AB nezdinde girişimlerde bulundu.
Bölge ülkeleri, sınır güvenliğini artırmak için ortak devriyeler ve tel örgü sistemleri kuruyor. Litvanya, Belarus sınırına 500 kilometrelik fiziksel bariyer inşa etmek için 150 milyon avro kaynak ayırdı. Ancak insan hakları örgütleri, göçmenlerin sınırda mahsur kalmasının insani krize yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Belarus'un göçmenleri araçsallaştırması, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde benzer eleştirilerle karşılaştığı bir dönemde gündeme geliyor. Ankara, Suriyeli mülteciler konusunda Avrupa Birliği'ne yönelik göç baskısını diplomatik bir araç olarak kullanmakla suçlanmıştı. Bu nedenle Litvanya krizi, Türkiye'nin bu tür iddialarla daha dikkatli bir denge kurmasını gerektiriyor. Öte yandan AB'nin sınır güvenliğine yönelik bu yeni politikaları, Türkiye'nin mülteci anlaşması kapsamındaki rolünü yeniden tartışmaya açabilir. Türkiye'nin sınır yönetimi ve göç politikaları, bu gelişmeler ışığında AB ile yürütülen diyalogda daha da önemli hale gelecektir.