Birleşmiş Milletler’in yeni yayımladığı rapor, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail güçlerinin düzenlediği askeri baskınların Filistinli çocuklar üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını belgeliyor. Raporda, çocukların öldürülmesi, alıkonulması ve maruz kaldıkları şiddet nedeniyle yaşam boyu sürebilecek psikolojik hasar detaylandırılıyor. BM verilerine göre, yalnızca 2023 yılında Batı Şeria’da 41 Filistinli çocuk İsrail güçleri tarafından öldürüldü, yüzlercesi ise geçici gözaltı merkezlerinde sorgulanarak alıkonuldu. Rapor, çocukların eğitim, sağlık ve oyun gibi temel haklarından mahrum bırakıldığı bir ortamda büyüdüğüne dikkat çekiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Artan Baskınlar ve Hukuki Boyut
BM’nin İnsan Hakları Konseyi’ne sunduğu rapor, 2022 ve 2023 yıllarında Batı Şeria’da İsrail askeri operasyonlarının yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Özellikle Cenin, Nablus ve Ramallah çevresinde düzenlenen baskınlarda, aralarında 12 yaşındaki çocukların da bulunduğu Filistinliler hedef alındı. Rapor, çocukların sıklıkla ailelerinin önünde gece yarısı evlerinden alındığını, sorgulama sırasında fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını belirtiyor. BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ise 2023 yılında Batı Şeria’da 700’den fazla çocuğun askeri mahkemelerde yargılandığını ve çoğunun taş atma gibi suçlamalarla hapis cezası aldığını açıkladı.
Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çocukların yaşadığı travmanın kuşaklar boyu sürebileceği. BM’nin çağrısına rağmen İsrail yönetimi, raporu “tek taraflı” ve “bağlamdan kopuk” olarak nitelerken, uluslararası toplumdan kapsamlı bir kınama ise henüz gelmedi. Raporda ayrıca, İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin de arttığı ve çocukların günlük hayatlarının korku içinde geçtiği vurgulanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uluslararası Hukuk ve Sessizlik
BM raporu, işgal altındaki topraklarda çocuk haklarının sistematik ihlali konusunda uluslararası topluma önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Raporda, İsrail’in uygulamalarının 1989 tarihli Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin yanı sıra 4. Cenevre Sözleşmesi’nin işgal altındaki sivilleri koruyan hükümlerini ihlal ettiği belirtiliyor. ABD’nin İsrail’e verdiği sürekli siyasi ve askeri destek, BM Güvenlik Konseyi’nde hesap sorulmasını engelliyor. Avrupa Birliği ise resmi açıklamalarla olayı kınamakla yetinirken, ekonomik yaptırım gibi somut adımlar atmaktan kaçınıyor. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın çağrıları ise etkisiz kalıyor.
Raporun yayınlanması, İsrail-Filistin çatışmasında çocukların en savunmasız grup olarak öne çıktığı bir döneme denk geliyor. Gazze’de devam eden savaşın gölgesinde, Batı Şeria’daki durum uluslararası kamuoyunun daha az dikkatini çekiyor. Ancak BM verileri, işgal rejiminin Batı Şeria’da da her geçen gün daha da derinleştiğini ve çocukların “normal bir çocukluk yaşama” hakkından mahrum bırakıldığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM raporu, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği geleneksel desteğin ne denli hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler’de Filistinli çocukların maruz kaldığı ihlalleri gündeme taşıyan az sayıdaki ülkeden biri olarak, uluslararası platformlarda sesini yükseltmeye devam ediyor. Rapor, özellikle Türkiye’nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla Batı Şeria’daki çocuklara yönelik psikososyal destek programlarının önemini artırıyor. Ayrıca, bölgesel istikrar açısından işgal altındaki topraklarda çocuk haklarının ihlali, uzun vadede daha büyük bir güvenlik sorununa dönüşebilir. Türkiye’nin, İsrail ile ilişkilerinde bu tür raporları referans alarak insani değerleri ön plana çıkarması, hem bölgesel itibarı hem de kendi ulusal güvenliği açısından stratejik bir öneme sahiptir.