Euro Bölgesi ekonomisi, İrlanda'da yaşanan ve ekonomistlerin 'şaşırtıcı' olarak nitelendirdiği keskin daralmanın etkisiyle beklenmedik bir şekilde tersine döndü. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Euro Bölgesi gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) son çeyrekte %0,1 daraldı. Bu daralmanın temel nedeni, İrlanda ekonomisindeki %3,4'lük çarpıcı küçülme oldu. İrlanda, ağırlıklı olarak ülkede faaliyet gösteren çokuluslu şirketlerin devasa sınır ötesi finansal akışları nedeniyle GSYİH'si 'tahmin edilemez' olarak tanımlanan bir ekonomiye sahip. Bu durum, Euro Bölgesi'nin genel toparlanma çabalarını gölgede bırakırken, bölgenin 2024'ün ilk çeyreğinde resesyona girme riskini artırıyor.
İrlanda'nın çokuluslu bağımlılığı ve GSYİH çarpıklığı
İrlanda ekonomisi, yıllardır düşük kurumlar vergisi oranlarıyla çektiği Apple, Google ve Pfizer gibi dev çokuluslu şirketlerin faaliyetlerine bağımlı. Bu şirketler, fikri mülkiyet haklarını ve karlarını İrlanda üzerinden yönlendirerek ülkenin GSYİH'sini yapay olarak şişiriyor. Ancak bu akışlar son derece değişken; bir çeyrekte milyarlarca avro girişi olurken, başka bir çeyrekte ani çıkışlar yaşanabiliyor. Dublin merkezli ekonomistler, bu durumun İrlanda'nın GSYİH'sini 'bir sonraki çeyrekte ne olacağını kestirmenin imkansız olduğu' bir hale getirdiğini belirtiyor.
Son çeyrekteki daralma, büyük ölçüde bu şirketlerin sözleşmeli üretim ve lisans anlaşmalarındaki düzenlemelerden kaynaklandı. Özellikle ilaç ve teknoloji sektörlerindeki devlerin, üretim hatlarını başka ülkelere kaydırması veya fikri mülkiyet transferlerini yavaşlatması, İrlanda ihracat rakamlarını doğrudan etkiledi. İrlanda Merkez Bankası, 'değiştirilmiş talep' adı verilen ve çokuluslu etkileri arındıran bir alternatif gösterge kullanıyor; bu göstergeye göre ekonomi aslında %1,5 büyüme kaydetti. Ancak Eurostat, standart GSYİH ölçümünü kullandığı için resmi veriler büyük bir daralma gösteriyor.
Euro Bölgesi'nde kırılgan toparlanma ve Almanya etkisi
Euro Bölgesi'nin lokomotif ekonomisi Almanya ise son çeyrekte %0,2 büyüyerek teknik resesyondan çıkmayı başardı. Fransa ve İspanya da sırasıyla %0,3 ve %0,8 büyüme kaydetti. Ancak İrlanda'daki ani daralma, bu olumlu verileri gölgede bıraktı ve bölge ortalamasını negatife çekti. Ekonomistler, İrlanda'nın Euro Bölgesi GSYİH'sindeki payının sadece %4 olmasına rağmen, oynaklığının bölge verilerini çarpıtabildiğine dikkat çekiyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, verilerin 'dalgalı' olduğunu kabul ederken, faiz indirimi konusunda ihtiyatlı olunması gerektiğini vurguladı.
Bölge genelinde enflasyonun %2,4'e gerilemesine rağmen, hizmet sektörü fiyatlarının hala yüksek seyretmesi ECB'nin elini zorlaştırıyor. Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşının enerji fiyatları üzerindeki etkisi ve Çin ekonomisindeki yavaşlama, Euro Bölgesi ihracatını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Uzmanlar, İrlanda'daki dalgalanmanın geçici olduğunu ancak Euro Bölgesi'nin yapısal sorunlarının (düşük verimlilik, enerji bağımlılığı, demografik yaşlanma) kalıcı olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Euro Bölgesi'ndeki bu daralma, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı AB ile ilişkileri açısından yakından izlenmeli. Euro Bölgesi'nde talep daralması, Türk ihracatçıları için olumsuz bir sinyal; özellikle otomotiv, tekstil ve beyaz eşya sektörlerinde siparişlerde azalma yaşanabilir. Ayrıca ECB'nin faiz indirimlerini ertelemesi, TL üzerindeki baskıyı artırabilir ve Türkiye'nin dış finansman maliyetlerini yükseltebilir. Ancak İrlanda'nın çokuluslu şirketler aracılığıyla Türkiye'ye olası yatırım kanalları (özellikle teknoloji transferleri) bu tabloda fırsat olarak değerlendirilebilir. Kısa vadede, AB'deki durgunluğun Türkiye büyümesini yavaşlatma riski bulunuyor.