İran ve Umman, Hürmüz Boğazı'nda iş birliğini düzenleyecek bir anlaşmanın detayları üzerinde çalışmaya devam ediyor. Konuya yakın üst düzey bir İranlı kaynak, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki ülkenin anlaşma metni üzerinde mutabık kaldığını ancak teknik ayrıntıların henüz tamamlanmadığını söyledi. Bu açıklama, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) daha önce iki ülkenin boğazın güvenliğine ilişkin nasıl bir yol haritası izleyeceği konusunda anlaştığını duyurmasının ardından geldi. Gelişme, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolunda tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde yaşanıyor.
Anlaşmanın Kapsamı ve Müzakerelerin Seyri
İranlı kaynak, Reuters'a verdiği demeçte, "İki taraf anlaşma metninin ana hatları üzerinde anlaştı, ancak bazı fıkralar üzerinde hâlâ çalışılıyor" dedi. Kaynak, anlaşmanın deniz sınırlarının belirlenmesi, balıkçılık hakları ve bölgedeki deniz trafiğinin güvenliğini kapsadığını belirtti. Söz konusu anlaşma, İran ile Umman arasında uzun süredir devam eden müzakerelerin bir parçası olarak görülüyor. İki ülke, Hürmüz Boğazı'nda zaman zaman yaşanan gerilimlerin ardından iş birliğini artırma ihtiyacı duymuştu.
İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaleti ile Umman'ın Musandam Yarımadası arasında kalan boğaz, küresel enerji ticareti için hayati önem taşıyor. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin petrol ihracatının büyük bölümü bu boğazdan geçiyor. Bu nedenle, bölgede herhangi bir askeri gerilim, dünya petrol fiyatlarını anında etkileyebiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran ile Umman arasındaki bu anlaşma, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik baskılarını artırdığı bir dönemde geliyor. ABD, İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçleri nedeniyle Tahran'a yönelik yaptırımlarını sürdürürken, İsrail ise İran'ın askeri tesislerine yönelik tehditlerini yineliyor. Bu ortamda, İran'ın komşularıyla iş birliği arayışı, bölgesel dengeler açısından önem taşıyor.
Umman, Körfez ülkeleri arasında İran ile ilişkilerini en ılımlı şekilde yürüten ülke olarak biliniyor. Sultanlık, geçmişte ABD ile İran arasında arabuluculuk rolü üstlenmişti. Umman'ın bu tutumu, Hürmüz Boğazı'nda iki ülke arasında bir anlaşmaya varılmasını kolaylaştırıcı bir etken olarak değerlendiriliyor. Ancak, anlaşmanın kapsamı ve uygulanabilirliği konusunda hâlâ belirsizlikler bulunuyor. Özellikle, İran'ın boğazı kapatma tehditleri ile Umman'ın uluslararası sularda serbest geçiş ilkesine bağlılığı arasında nasıl bir denge kurulacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalatla karşılayan bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere duyarlıdır. Boğazın güvenliği, küresel petrol fiyatlarını doğrudan etkilediği için Türkiye ekonomisi açısından da kritik önem taşımaktadır. İran ve Umman arasında olası bir anlaşma, bölgede gerilimi azaltıcı bir etki yapabilir ve bu da enerji arz güvenliğine olumlu yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye'nin hem İran hem de Körfez ülkeleriyle iyi ilişkileri bulunması, Ankara'nın bu tür bölgesel meselelerde arabulucu veya dengeleyici bir rol oynamasına imkân tanımaktadır. Ancak, Türkiye'nin bu süreçteki rolü dolaylıdır; asıl önemli etken, küresel enerji piyasalarındaki istikrardır.