ABD ile İran arasındaki savaşın 96. gününde, Washington yönetimi Tahran'a yönelik baskıyı artırarak yeni bir diplomatik çizgi belirledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptığı açıklamada, İran'a uygulanan yaptırımların ancak Tahran'ın elindeki tüm zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi halinde kaldırılacağını duyurdu. Rubio, aynı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın güvenliğiyle bağlantılı olduğu bilinen bir paket anlaşmayı da kesin bir dille reddetti. Bu gelişme, bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine yol açarken, iki ülke arasında doğrudan çatışmaların şiddeti giderek artıyor.
Rubio'nun Açıklamaları ve Yeni Koşullar
Rubio, başkent Washington'da düzenlediği basın toplantısında, İran'ın nükleer faaliyetlerine son vermesinin ABD için kırmızı çizgi olduğunu vurguladı. Bakan, “İran, uranyum zenginleştirme programını tamamen durdurup mevcut stoklarını uluslararası denetime teslim edene kadar yaptırımların hafifletilmesi söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı. Rubio ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği karşılığında yaptırımların azaltılmasını öngören bir anlaşma teklifini değerlendirmediklerini ve bunun “kabul edilemez” olduğunu söyledi. Bu açıklamalar, ABD'nin İran'a yönelik maksimum baskı politikasını sürdüreceğinin sinyalini veriyor.
Çatışmaların Boyutu ve Bölgesel Etkiler
Savaşın 96. gününde, ABD güçleri Basra Körfezi'ndeki İran hedeflerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. İran ise misilleme olarak insansız hava araçları ve füzelerle ABD üslerini hedef aldı. Çatışmalar, ticari gemilerin geçiş güvenliğini tehdit ederken, Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerinin seyrüseferi ciddi şekilde aksadı. Küresel petrol fiyatları yükseliş eğilimini sürdürüyor. Uzmanlar, savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de ABD ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, Basra Körfezi'ndeki gerginlik Ankara'yı doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran ve Körfez ülkeleriyle ticaret, çatışmalar nedeniyle kesintiye uğrayabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, Türkiye'ye ulaşan petrol ve doğalgaz akışını etkileme potansiyeli taşıyor. Ankara, diplomatik girişimlerle tansiyonu düşürmeye çalışsa da, ABD'nin katı tutumu karşısında bölgesel istikrarın sağlanması zor görünüyor.