İran'da ekonomik koşulların ağırlaşması ve savaşın yol açtığı yoksulluk, Afgan göçmenleri zor bir seçimle karşı karşıya bırakıyor: Taliban yönetimine rağmen ülkelerine dönmek. İslam Kala sınır kapısında bekleyen yüzlerce Afgan, İran'da hayatta kalma mücadelesini kaybederek Afganistan'a geri dönüyor. Reuters'a konuşan 18 yaşındaki Mohammad Saeed, ailesiyle birlikte İran'a kaçtığında henüz çocuktu; şimdi ise aynı sınırda, bu kez geri dönüş yolunda.
İran'da Artan Baskı ve Ekonomik Çöküş
İran, uzun yıllardır Afgan göçmenler için bir sığınak olmuştu. Ancak ABD yaptırımları, yüksek enflasyon ve işsizlik, ülkedeki milyonlarca Afgan mültecinin yaşam koşullarını dayanılmaz hale getirdi. İran hükümeti, artan ekonomik yükü hafifletmek için Afganlara yönelik baskıları artırdı; çalışma izinleri kısıtlandı, sınır dışı edilmeler hızlandı. Birçok Afgan, aylardır maaş alamıyor, temel gıda ve barınma desteğinden yoksun bırakılıyor. İran'ın son yıllarda uyguladığı sıkılaştırılmış vize politikaları ve düzensiz göçmenlere yönelik tutuklama kampanyaları, bu insanları geri dönüşe zorluyor.
Ülkedeki ekonomik kriz, Kovid-19 salgını sonrası daha da derinleşti. İran riyali tarihi düşük seviyelere geriledi, gıda fiyatları katlandı. Afgan göçmenler, en düşük ücretli işlerde dahi çalışamaz hale geldi. Birçok kişi, İran'da kalmanın açlıktan ölmek anlamına geldiğini, Afganistan'da ise en azından bir umut olduğunu belirtiyor.
Taliban Yönetimi ve Geri Dönüşün Riskleri
Taliban'ın 2021'de Kabil'i ele geçirmesinin ardından yüz binlerce Afgan, İran'a ve Pakistan'a kaçmıştı. Ancak şimdi, bu ülkelerde artan baskılar ve ekonomik zorluklar, geri dönüşü kaçınılmaz kılıyor. Taliban yönetimi, geri dönenlere yönelik sert uygulamalarıyla biliniyor; özellikle kadınlar, eski hükümet yetkilileri ve gazeteciler için hayat yeniden tehdit altında. Yine de birçok Afgan, İran'da yasadışı ve güvencesiz bir hayat sürmektense, kendi topraklarında en azından aile bağlarına ve tanıdık bir çevreye sahip olmayı tercih ediyor.
İslam Kala sınır kapısında Reuters'a konuşan göçmenler, İran'da karşılaştıkları ayrımcılığı ve polis şiddetini anlattı. Bazıları, sınır dışı edilirken tüm birikimlerini kaybettiklerini, bazıları ise ailelerini İran'da bırakmak zorunda kaldıklarını söylüyor. Geri dönenler arasında, Taliban'ın kendilerini affedeceğine inananlar olduğu gibi, başka çareleri olmadığını belirtenler de var.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Afgan göçmenlerin İran'dan geri dönüşü, bölgesel istikrar açısından kritik bir mesele. İran, halihazırda 3-4 milyon Afgan mülteciye ev sahipliği yapıyor; bu nüfusun ani dönüşü, Afganistan'da zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştirebilir. Birleşmiş Milletler, Afganistan'da insani yardım operasyonlarının yetersiz fonlandığını ve geri dönenlerin temel ihtiyaçlarının karşılanamayacağını uyarıyor. Taliban yönetimi ise uluslararası tanınma arayışında, geri dönenleri kucaklamak için sınırlı da olsa bazı adımlar atıyor; ancak ülkedeki işsizlik ve yoksulluk, bu insanların yeniden kaçmasına yol açabilir.
Pakistan da benzer şekilde Afgan mültecileri geri gönderiyor; bu durum, Afganistan'ı çevreleyen tüm komşuların göçmenleri istemediği bir tabloyu ortaya koyuyor. Küresel olarak ise Batı ülkeleri, Afgan mültecileri kabul etme konusunda isteksiz. Bu da milyonlarca insanın sıkışmış bir coğrafyada sıkışıp kalmasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran üzerinden gelen Afgan göçmenler için önemli bir geçiş ve hedef ülke konumunda. İran'daki ekonomik çöküş ve sınır dışı uygulamaları, Afganların Türkiye'ye yönelik göç baskısını artırabilir. Türkiye zaten 3,6 milyondan fazla Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor ve ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Olası yeni bir göç dalgası, Türkiye-İran sınırında güvenlik önlemlerinin artırılmasını ve AB ile göç mutabakatının güncellenmesini gündeme getirebilir. Ayrıca, Taliban yönetimiyle diplomatik ilişkiler ve insani yardım konusunda Türkiye'nin rolü daha da kritik hale geliyor.