Washington'da kritik bir gelişme yaşandı. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks, Trump yönetiminin İsrail'e yapmayı planladığı 2,8 milyar dolar değerindeki silah satışına onay vermeyi reddetti. Meeks, pakette yer alan 40 bin adet bir tonluk bombanın sivil yaşamı ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti. Bu hamle, ABD'nin İsrail'e yönelik askeri desteğinde önemli bir siyasi engel oluşturuyor.
Silah Satışının Arka Planı ve Meeks'in Gerekçeleri
Gregory Meeks, komitedeki konumu itibarıyla silah satışlarının Kongre onay sürecinde kilit bir isim. Trump yönetiminin Eylül 2026'da duyurduğu paket, 40 bin adet bir tonluk bomba ve diğer askeri ekipmanı içeriyor. Meeks, bu bombaların yoğun nüfuslu bölgelerde kullanılması halinde sivil kayıpların kaçınılmaz olacağını vurguladı. Mektubunda, "Bu tür silahların denetimsiz transferi, ABD'nin uluslararası hukuka bağlılığını zedeler" ifadelerine yer verdi. Meeks, ayrıca İsrail'in Gazze'deki operasyonlarında orantısız güç kullanımına dair endişelerini dile getirdi.
Meeks'in itirazı, 1976 tarihli Silah İhracatı Kontrol Yasası kapsamında Kongre'nin silah satışlarını denetleme yetkisinden kaynaklanıyor. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi ve Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin onayı olmadan büyük ölçekli silah satışları gerçekleştirilemiyor. Meeks, bu yetkiyi kullanarak satışı askıya aldı ve yönetimden ek bilgi talep etti. Bu, Biden döneminde de benzer tartışmalara yol açmıştı; ancak Trump yönetiminin politikaları nedeniyle gerilim daha da arttı.
Meeks, aynı zamanda İsrail yanlısı bir isim olarak biliniyor. New York'tan seçilen Demokrat vekil, geçmişte İsrail'in güvenlik ihtiyaçlarını desteklemişti. Ancak son dönemde artan sivil kayıplar ve insani kriz, pozisyonunu değiştirmesine neden oldu. Meeks, "İsrail'in güvenliğini destekliyorum, ancak bu tür silahların kullanımı uluslararası normlara aykırı" dedi. Bu açıklama, Demokrat Parti içinde İsrail politikalarına yönelik artan bölünmeyi yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu gelişme, ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturuyor. Trump yönetimi, İsrail'e verdiği koşulsuz desteği sürdürme sözü vermişti. Ancak Kongre'deki Demokrat engeli, yönetimin planlarını sekteye uğratabilir. Silah satışının gecikmesi, İsrail'in askeri operasyonlarını da etkileyebilir. Uzmanlar, bu tür bir engelin İsrail'in caydırıcılığını zayıflatabileceğini belirtiyor.
Uluslararası alanda ise ABD'nin silah ihracatına yönelik eleştiriler artıyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail'e yapılan silah transferlerinin sivil kayıplara yol açtığını rapor ediyor. Meeks'in hamlesi, bu eleştirilere yanıt niteliğinde. Avrupa ülkeleri de benzer adımlar atarak İsrail'e silah satışını kısıtlama yoluna gidebilir. Bu durum, İsrail'in uluslararası arenada daha da izole olmasına neden olabilir.
Öte yandan, ABD Kongresi'ndeki bu tür bir engelleme, yönetimin dış politika önceliklerini yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. Trump yönetimi, Kongre'yi bypass etmek için acil durum yetkilerini kullanmayı düşünebilir; ancak bu, hukuki tartışmalara yol açacaktır. Demokratlar ise silah satışlarının denetlenmesi konusunda daha fazla yetki talep ediyor. Bu süreç, ABD'nin Ortadoğu politikasında yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İsrail silah satışı tartışmasını yakından takip ediyor. Türkiye, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını eleştiriyor ve bölgede ateşkes çağrısı yapıyor. Meeks'in engeli, Ankara'nın pozisyonunu güçlendirebilir. Ayrıca Türkiye, ABD'den F-16 savaş uçağı ve modernizasyon kiti talebinde bulunuyor. Kongre'deki silah satışı tartışmaları, Türkiye'nin kendi taleplerinin onaylanma sürecini etkileyebilir. Eğer ABD, İsrail'e silah satışını kısıtlarsa, Türkiye'ye yönelik satışlar da benzer bir incelemeye tabi tutulabilir. Bu durum, Türk-Amerikan savunma işbirliğinde belirsizlik yaratabilir. Öte yandan, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dengeleri açısından İsrail'in askeri kapasitesindeki değişim önem taşıyor.