ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada İran'a karşı yürütülen savaşın sonuna yaklaşıldığını umduğunu belirtti. Reuters'ın aktardığına göre, ayrı bir basın raporunda Trump'ın Salı günü New York'ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında Körfez ülkelerinin liderleriyle bir araya gelmesi bekleniyor. Haber, Kanishka Singh imzasıyla Washington'dan bildirildi. Trump'ın açıklaması, Tahran yönetimiyle yaşanan gerilimin seyri açısından kritik bir döneme işaret ediyor.
Trump, Beyaz Saray'daki günlük basın toplantısında gazetecilere yaptığı değerlendirmede, "Umarım İran savaşının sonuna doğru gidiyoruz" ifadelerini kullandı. Başkan, bu sözleriyle hem askeri operasyonların sona ermesi hem de diplomatik kanalların devreye girmesi yönünde bir beklenti oluşturdu. ABD yönetimi, son haftalarda İran'a yönelik baskı politikasını sürdürürken, bölgedeki müttefikleriyle de istişarelerini yoğunlaştırmış durumda.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, Trump'ın 2018'de İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekilmesi ve ardından uygulanan yaptırımlarla zirveye çıkmıştı. Ocak 2020'de İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta düzenlenen bir ABD hava saldırısıyla öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. İran, misilleme olarak Irak'taki ABD üslerine balistik füzelerle saldırmış, ancak geniş çaplı bir çatışma yaşanmamıştı. Trump'ın son açıklaması, o günden bu yana süren düşük yoğunluklu çatışma ve karşılıklı restleşme döneminin sona erebileceği yönünde bir sinyal olarak yorumlanıyor.
Reuters'ın haberine göre, Trump'ın BM Genel Kurulu sırasında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerinin liderleriyle bir araya gelmesi planlanıyor. Bu görüşmede İran'la olası bir müzakere süreci, bölgesel güvenlik mimarisi ve Körfez'deki enerji güvenliği gibi başlıkların ele alınması bekleniyor. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama yapılmadı, ancak üst düzey bir yetkili görüşmenin "kapsamlı bir strateji değerlendirmesi" olacağını belirtti.
İran tarafından ise henüz doğrudan bir yanıt gelmedi. Tahran yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda, ABD ile ancak yaptırımların kaldırılması ve karşılıklı saygı temelinde görüşülebileceğini vurgulamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, geçtiğimiz hafta yaptığı basın toplantısında, "ABD'nin maksimum baskı politikası iflas etmiştir" demişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Orta Doğu'daki dengeler açısından Trump'ın açıklaması kritik bir dönemeçte geldi. İsrail, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler İran'ın bölgesel yayılmacılığından endişe duyarken, Katar ve Umman gibi ülkeler diyalog kanallarının açık tutulmasından yana. ABD'nin askeri varlığı, Körfez'deki istikrarın temel unsurlarından biri olmayı sürdürüyor. Öte yandan, İran'ın nükleer programına ilişkin belirsizlik, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) denetimlerinin sınırlanmasıyla daha da derinleşmiş durumda.
Küresel enerji piyasaları da bu gelişmeleri yakından izliyor. İran'ın petrol ihracatı, ABD yaptırımları nedeniyle büyük ölçüde kısıtlanmış olsa da, Basra Körfezi'nde olası bir askeri çatışma senaryosu, petrol fiyatlarında ani sıçramalara yol açabilir. Brent petrol, Trump'ın açıklamasının ardından hafif bir düşüşle 42 dolar civarında işlem gördü. Analistler, savaşın sona ermesi yönünde somut adımların petrol arzında artış beklentisi yaratabileceğini, ancak belirsizliğin sürdüğünü belirtiyor.
Rusya ve Çin gibi aktörlerin tutumu da belirleyici olacak. Rusya, İran ile askeri ve teknik işbirliğini sürdürürken, Çin İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda. BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik yeni yaptırım kararları, bu iki ülkenin veto yetkisi nedeniyle zor görünüyor. Trump yönetiminin, BM çatısı altında Körfez ülkeleriyle ortak bir yol haritası belirleme çabası, bölgesel bir güvenlik platformu oluşturma arayışının parçası olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerilimindeki yumuşama sinyalleri, Türkiye'nin güvenlik ve enerji çıkarları açısından doğrudan sonuçlar doğurabilir. Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı ve yoğun ticari ilişkileri nedeniyle bölgedeki istikrarsızlıktan en çok etkilenen ülkelerden biri. Olası bir savaşın sona ermesi, sınır güvenliği risklerini azaltırken, İran üzerinden yürütülen enerji ve ticaret hatlarının canlanmasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca Türkiye, savaş sonrası bölgesel yeniden yapılanmada arabulucu rolünü güçlendirebilir ve Körfez ülkeleriyle yürüttüğü diplomasiyi İran'a karşı dengeleyici bir unsur olarak kullanabilir.