İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Katar'da tutulan 6 milyar dolarlık İran fonunun ABD ile varılan anlaşma uyarınca serbest bırakılarak ülkesine iade edilmesi gerektiğini belirtti. Pezeşkiyan, Planlar doğrultusunda, Katar'daki toplam 12 milyar dolarlık İran fonunun 6 milyar doları serbest bırakılmalı ve geri dönmeli
ifadelerini kullandı. Bu açıklama, iki ülke arasında Ağustos 2023'te varılan ve beş Amerikalı tutuklunun serbest bırakılması karşılığında İran'ın Güney Kore'de dondurulan 6 milyar dolarının Katar'a aktarılmasını öngören anlaşmaya atıfta bulunuyor. Ancak söz konusu fon, ABD ile İran arasında yeni bir gerilim dalgasının ardından fiilen erişime kapatılmış durumda. Pezeşkiyan'ın bu çıkışı, Tahran yönetiminin anlaşmanın uygulanması konusundaki sabırsızlığını ve ekonomik baskıları hafifletme çabasını yansıtıyor.
Anlaşmanın arka planı ve mevcut durum
Eylül 2023'te ABD ve İran, Güney Kore'de dondurulan 6 milyar dolarlık İran varlığının Katar'a aktarılması karşılığında beş Amerikalı tutuklunun serbest bırakılması konusunda anlaşmıştı. Anlaşma, insani amaçlarla kullanılmak üzere tasarlanmıştı; İran bu fonları yalnızca gıda, ilaç ve tıbbi ekipman gibi temel ihtiyaçlar için harcayabilecekti. Ancak 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından bölgesel gerilimler tırmanınca, ABD ve Katar bu fonları dondurma kararı aldı. ABD yönetimi, İran'ın bu parayı Hamas gibi militan gruplara yönlendirebileceği endişesiyle harekete geçti. Katar da ABD'nin baskısıyla fonları bloke etti. İran, bu kararı anlaşmanın ihlali olarak değerlendiriyor ve fonların serbest bırakılması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Pezeşkiyan'ın bu açıklaması, İran'ın iç kamuoyuna ve uluslararası topluma anlaşmanın halen geçerli olduğu mesajını verme amacı taşıyor.
Bölgesel ve uluslararası yansımalar
Bu gelişme, ABD-İran ilişkilerindeki hassas dengenin bir göstergesi. Bir yandan Washington ve Tahran, nükleer müzakereler ve bölgesel istikrar gibi konularda diyalog kanallarını açık tutmaya çalışırken, diğer yandan İsrail-Hamas savaşı, Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırıları ve İran'ın nükleer programı gibi dosyalar gerilimi artırıyor. Katar, hem ABD'nin müttefiki hem de İran'la yakın ilişkileri olan bir ülke olarak bu süreçte kilit bir arabulucu rolü üstleniyor. Fonların akıbeti, sadece ikili ilişkileri değil aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkileyebilir. Eğer fonlar serbest bırakılırsa, İran'ın ekonomik rahatlaması bölgesel politikalarında daha esnek hareket etmesine yol açabilir. Aksi takdirde, Tahran'ın baskı altında daha agresif adımlar atması söz konusu olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını bu ülkeden karşılaması nedeniyle İran ekonomisindeki gelişmeleri yakından takip ediyor. İran'ın fonlarına erişiminin artması, Ankara'nın Tahran'la ticari ilişkilerini olumlu etkileyebilir; özellikle doğalgaz alımında ödeme kolaylığı sağlanabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Katar'la güçlü siyasi ve ekonomik bağları var; Ankara, bu süreçte Katar'ın arabuluculuk rolünü destekliyor. Ancak fonların serbest bırakılması halinde İran'ın bölgesel nüfuzunun artması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki çıkarlarıyla zaman zaman çelişebileceği için dikkatle izlenmeli.