İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), batıdaki İlam eyaletinde yedi kişinin "Kürt ayrılıkçı" olduğu iddiasıyla tutuklandığını duyurdu. Middle East Eye'ın aktardığı habere göre, açıklama İran'ın yarı resmi haber ajansları aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu. Tutuklamalar, İran'ın Kürt nüfusun yoğun yaşadığı sınır bölgelerinde son dönemde artan güvenlik operasyonlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Olayın tarihi ve tutuklananların kimlikleri henüz netlik kazanmadı; İran makamları kişisel bilgileri açıklamadı. IRGC, bölgede "ayrılıkçı gruplara" yönelik operasyonların süreceği mesajını verdi.
Operasyonun arka planı ve İran'ın Kürt politikası
İran'ın batı sınırı, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Irak'ın kuzeyiyle komşu olan İlam, Kirmanşah ve Batı Azerbaycan eyaletleri, İran'daki Kürt nüfusun yoğunlaştığı bölgeler arasında yer alıyor. Tahran yönetimi, on yıllardır bu bölgede Kürt siyasi ve silahlı gruplara karşı geniş çaplı bir baskı politikası yürütüyor. Bu gruplar arasında Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ) ve Kürdistan Komala Partisi gibi yapılar bulunuyor. İran, bu örgütleri "terör örgütü" olarak tanımlıyor ve zaman zaman Irak'ın kuzeyine yönelik sınır ötesi operasyonlar düzenliyor.
Son yıllarda İran'daki Kürt bölgelerinde protestolar ve güvenlik güçleriyle çatışmalar arttı. Özellikle 2022'de Mahsa Amini'nin ölümünün ardından başlayan ülke çapındaki gösteriler, Kürt bölgelerinde daha sert bastırıldı. İnsan hakları örgütleri, İran güvenlik güçlerinin Kürt aktivistlere, gazetecilere ve sivil toplum üyelerine yönelik keyfi tutuklamalarını raporluyor. IRGC'nin İlam'daki son operasyonu, bu baskı dalgasının bir devamı olarak okunabilir.
İran, Kürt meselesini yalnızca bir iç güvenlik sorunu olarak değil, aynı zamanda bölgesel nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak görüyor. Tahran, Irak'ın kuzeyindeki Kürt yönetimini zaman zaman Türkiye ve ABD ile işbirliği yapmakla suçluyor ve bu durumu kendi sınır güvenliğine tehdit olarak değerlendiriyor. Bu nedenle İlam ve çevresindeki operasyonlar, İran'ın iç ve dış güvenlik algısının kesiştiği bir alanda gerçekleşiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın Kürt azınlığa yönelik tutumu, uluslararası alanda sık sık eleştiriliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşları, İran'ı azınlık haklarını ihlal etmekle suçluyor. Ancak Tahran, bu eleştirileri "iç işlerine müdahale" olarak reddediyor. Bölgesel düzlemde ise İran'ın Kürt politikası, Türkiye ve Irak ile ilişkilerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, PKK ile mücadelede İran ile zaman zaman istihbarat paylaşımı yaparken, İran'ın PJAK'a yönelik operasyonları Ankara tarafından dikkatle izleniyor. Irak merkezi hükümeti ise İran'ın sınır ötesi operasyonlarına sessiz kalıyor; bu durum Bağdat'ın Tahran ile dengeli ilişkiler kurma çabasının bir yansıması.
ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve bölgedeki askeri varlığı, İran'ın Kürt bölgelerindeki güvenlik politikalarını daha da sertleştirmesine yol açıyor. Son dönemde İran, ülke içindeki etnik ve dini azınlıklara yönelik baskıyı artırarak iç istikrarı korumaya çalışıyor. İlam'daki tutuklamalar, bu genel eğilimin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın İlam eyaletinde Kürt ayrılıkçılara yönelik operasyonu, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dengeleri açısından yakından takip ettiği bir gelişme. Türkiye, PKK ile mücadelede İran ile zaman zaman sınırlı işbirliği yapıyor; ancak İran'ın PJAK gibi gruplara karşı operasyonları, Ankara'nın güvenlik çıkarlarıyla örtüşebiliyor. Öte yandan, İran'ın Kürt azınlığa yönelik baskısı, Türkiye'deki Kürt kamuoyunda tepkiye yol açabilir ve iki ülke arasındaki hassas dengeyi zorlayabilir. Ayrıca İran'ın iç istikrarsızlığı, Türkiye'nin doğu sınırında göç ve kaçakçılık risklerini artırabilir. Bu nedenle gelişme, Türkiye'nin İran politikasında güvenlik ve insan hakları arasındaki dengeyi yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir.