İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze Şeridi'nden Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik kapsamlı bir planı kamuoyuna açıkladı. Plan, bölgede yaşayan yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin komşu ülkelere sürülmesini ve Gazze'nin yeniden Yahudi yerleşimine açılmasını öngörüyor. Smotrich'in açıklamaları, uluslararası hukuku hiçe sayan ve savaş suçu teşkil eden bir niyetin itirafı olarak değerlendiriliyor.
Planın Ayrıntıları ve Arka Planı
Smotrich, planını İsrail medyasına yaptığı açıklamalarda detaylandırdı. Buna göre, önce Gazze'nin kuzeyindeki siviller güneye sürülecek, ardından Refah sınır kapısı üzerinden Mısır'a geçişleri zorlanacak. Smotrich, "Gazze'de Filistinli nüfusun yeniden yerleştirilmesi stratejik bir zorunluluktur" ifadelerini kullandı. Uluslararası toplum, bu planı 1948 Nekbe'nin tekrarı olarak nitelendiriyor. İsrail yönetimi, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdürüyor ve şu ana kadar 35 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Smotrich'in planı, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yasadışı yerleşim politikalarının bir uzantısı olarak görülüyor. Aşırı sağcı bakan, daha önce de Gazze'nin tamamen boşaltılması gerektiğini savunmuştu. Plan, ABD ve Avrupa başkentlerinde endişeyle karşılandı; ancak İsrail hükümeti içinde Smotrich'e destek veren bakanlar da bulunuyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Birleşmiş Milletler, planı "etnik temizlik" olarak nitelendirdi ve derhal durdurulması çağrısı yaptı. Uluslararası Ceza Mahkemesi savcıları, Smotrich'in açıklamalarını savaş suçu soruşturması kapsamına aldı. Mısır ve Ürdün, plana sert tepki göstererek sınırlarını Filistinli mültecilere açmayacaklarını bildirdi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi, "Bu plan, iki devletli çözümü tamamen ortadan kaldırır" dedi. ABD yönetimi ise açıklamayı "provokatif" bulduğunu ancak İsrail'e yönelik askeri desteğini sürdüreceğini belirtti. Hukukçular, zorla yerinden etmenin Roma Statüsü'ne göre insanlığa karşı suç olduğunu vurguluyor.
Bölgesel Gerilim ve Gelecek Senaryolar
Planın hayata geçirilmesi halinde Mısır ile İsrail arasında ciddi bir kriz çıkabilir. Mısır, Sina Yarımadası'na mülteci akınını ulusal güvenlik tehdidi olarak görüyor. Ayrıca, Lübnan ve Suriye'deki Filistinli gruplar da plana karşı silahlı direniş tehdidinde bulundu. Analistler, Smotrich'in açıklamalarının İsrail'in iç siyasetine yönelik bir manevra olabileceğini, ancak yine de ciddiye alınması gerektiğini belirtiyor. Gazze'de insani kriz her geçen gün derinleşirken, uluslararası toplumun etkili bir yaptırım uygulamaması, İsrail'in daha radikal adımlar atmasına zemin hazırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasının en güçlü savunucularından biri olarak, Smotrich'in planına sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı, planı "insanlık suçu" olarak kınadı ve uluslararası toplumu acil eyleme çağırdı. Türkiye'nin bölgedeki istikrarı koruma çabaları, bu tür tek taraflı adımlarla daha da zorlaşıyor. Ayrıca, planın hayata geçmesi halinde Türkiye'ye yönelik yeni bir mülteci dalgası riski bulunuyor. Türkiye, Mısır ve Ürdün ile koordinasyon içinde diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Küresel düzeyde ise bu gelişme, uluslararası hukukun ve BM kararlarının ne kadar etkisiz kaldığını gösteriyor.