Tahran’da geniş bir dua kompleksinde toplanan yüz binlerce yaslı İranlı, İran İslam Cumhuriyeti’nin iki numaralı ismi Ayetullah Ali Hamaney’in bir hafta sürecek cenaze törenlerinin ilk gününde ulusal marş ve dini ağıtlarla vedalaşmaya başladı. Resmi kaynaklara göre törenler, kortejin kentteki ana caddelerden geçişiyle başladı ve halkın yoğun katılımı dikkat çekti. Hamaney’in naaşı, iki gün boyunca halkın ziyaretine açık kalacak; ardından Meşhed’deki İmam Rıza Türbesi’ne defnedilecek.
Gelişmenin Arka Planı
İran’ın 85 yaşındaki dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, 3 Temmuz’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 1989’dan bu yana ülkenin en üst dini ve siyasi otoritesi olan Hamaney, devrim sonrası İran’ın şekillenmesinde kritik rol oynadı. Cenaze törenleri, İran’da 2020’de öldürülen General Kasım Süleymani’nin cenazesinden bu yana en büyük toplumsal yas etkinliği olarak görülüyor. Yetkililer, törenlerin güvenli bir şekilde gerçekleşmesi için geniş çaplı önlemler alırken, başta Lübnan, Irak ve Suriye olmak üzere bölge ülkelerinden de üst düzey heyetlerin katılması bekleniyor.
Hamaney’in ölümü, İran’da “Rahber” (Lider) makamının geleceği konusunda soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Anayasaya göre, Uzmanlar Meclisi’nin 88 üyesi 60 gün içinde yeni bir dini lider seçmekle yükümlü. En güçlü adaylar arasında Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in yanı sıra dini otorite İbrahim Reisi ve eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad gibi isimler sayılıyor. Ancak sürecin iç siyasette derin çekişmelere yol açabileceği yorumları yapılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamaney’in ölümü, İran’ın bölgesel politikalarını ve nükleer müzakereleri de doğrudan etkileyecek bir gelişme. Hamaney, ABD ve Batı’ya karşı sert söylemiyle bilinirken, onun ardından gelen liderin İran’ın nükleer programı, vekil güçler ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerinde nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. İsrail ve Suudi Arabistan, İran’daki iktidar boşluğunu yakından izlerken, ABD yönetimi ise yeni lidere yönelik yaptırım politikalarını yeniden değerlendirebilir. Uzmanlar, İran’da bir süreliğine siyasi istikrarsızlık yaşanmasının, Orta Doğu’daki güç dengelerini değiştirebileceğine dikkat çekiyor. Öte yandan Rusya ve Çin, Hamaney döneminde İran’la geliştirdikleri stratejik ortaklığı sürdürme niyetinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’la 500 kilometreyi aşan kara sınırına sahip olması ve iki ülke arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle bu gelişmeye duyarsız kalamaz. Hamaney sonrası İran’da olası bir istikrarsızlık, Türkiye’nin güneydoğu sınırında güvenlik risklerini artırabilir; ayrıca terör örgütü PKK’nın İran kolu PJAK’ın faaliyetleri yeniden canlanabilir. Ekonomik boyutta ise Türkiye, doğalgaz ve petrol tedarikinde İran’a bağımlı olmasa da, İran’daki siyasi belirsizlik bölgesel enerji piyasalarını etkileyerek Türkiye’nin enerji fiyatlarına yansıyabilir. Ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacmi, özellikle altın ve doğalgaz ticareti, yeni dönemde yeniden şekillenebilir. Türkiye’nin, İran’daki iktidar değişim sürecini dengeli bir diplomasiyle yönetmesi, hem bölgesel istikrar hem de kendi ulusal çıkarları açısından kritik önem taşıyor.