İran, devrimden bu yana en büyük yas günlerinden birine sahne oluyor. Ülkenin 85 yıllık dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için Tahran Üniversitesi kampüsünde düzenlenen cenaze törenine yüz binlerce kişi akın etti. Hamaney, 17 Nisan günü 85 yaşında hayatını kaybetmiş, resmi açıklamaya göre kalp krizi geçirdiği duyurulmuştu. Ancak kaynaklar, suikast ihtimalini de gündeme getirmişti. Tören, İran devlet televizyonu tarafından canlı yayınlanırken, Devrim Muhafızları ve dini liderliğe bağlı milis güçleri geniş güvenlik önlemleri aldı. Hamaney'in naaşı, önce Kum kentindeki türbesine götürülmek üzere yola çıkarıldı. Cenaze namazını, Hamaney'in yerine geçmesi beklenen eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi kıldırdı. Reisi, törende yaptığı konuşmada 'Bugün tüm İslam aleminin başı sağ olsun. Onun yolu aydınlık, direniş ekseni devam edecek' ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
Ayetullah Ali Hamaney, 1989 yılından bu yana İran'ın en üst düzey siyasi ve dini otoritesiydi. 'Velayet-i Fakih' sisteminin başı olarak, ülkedeki tüm kritik kararlarda son sözü söylüyor, ordu, yargı ve istihbarat teşkilatları doğrudan ona bağlıydı. Hamaney'in ölümü, İran siyasetinde derin bir belirsizlik yarattı. Uzmanlar, Hamaney'in vefatının ardından rejim içinde muhafazakarlar ve reformistler arasında bir güç mücadelesinin başlayabileceğini belirtiyor. Özellikle Devrim Muhafızları'nın etkisinin artması, İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikalarında sert bir dönüşe yol açabilir. Hamaney'in halefi olarak en güçlü aday, eski Cumhurbaşkanı ve mevcut Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı İbrahim Reisi olarak görülüyor. Ancak Reisi'nin de 65 yaşında olması ve sağlık sorunları, uzun vadeli bir liderlik için soru işaretleri yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamaney'in ölümü, sadece İran için değil, tüm Ortadoğu ve uluslararası sistem için bir dönüm noktası. İran, Lübnan'daki Hizbullah, Yemen'deki Husiler, Suriye'de Beşşar Esad rejimi ve Irak'taki Şii milisler üzerinde belirleyici bir etkiye sahipti. Hamaney, bu grupların 'direniş ekseni' olarak adlandırılan stratejik koordinasyonunu bizzat yönetiyordu. Onun yokluğunda, bu ittifakın zayıflayabileceği veya iç çekişmelerle parçalanabileceği endişesi var. Öte yandan, Batılı ülkeler İran'ın nükleer programı ve İsrail'le artan gerilim nedeniyle endişeli. İsrail, Hamaney'in ölümünden kısa süre önce İran'ın Suriye'deki hedeflerine yönelik saldırılarını artırmıştı. ABD ise İran'ın yeni liderlikle nükleer müzakerelere dönüp dönmeyeceğini yakından izliyor. Rusya ve Çin, Hamaney'in ardından İran'la stratejik ortaklıklarını sürdürme niyetlerini açıkladılar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki bu liderlik değişimi, Türkiye için hayati önem taşıyor. İran, Türkiye'nin en büyük komşularından biri ve bölgesel rakip. Hamaney döneminde Türkiye-İran ilişkileri, Suriye iç savaşı ve enerji politikaları nedeniyle inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. Yeni liderlikle birlikte, Ankara-Tahran arasındaki ticari ilişkiler, özellikle doğal gaz ve petrol ticareti etkilenebilir. Ayrıca, İran'ın istikrarsızlaşması, Türkiye'nin güneydoğu sınırında yeni bir güvenlik tehdidi oluşturabilir. Türkiye, İran'da ılımlı bir yönetimin işbaşına gelmesini tercih ederken, Devrim Muhafızları'nın etkisinin artması halinde, iki ülke arasındaki rekabetin derinleşmesi beklenebilir. Dışişleri Bakanlığı, Hamaney'in ölümünün 'İslam dünyası için büyük bir kayıp' olduğunu belirten bir taziye mesajı yayımladı.