Umman’da iki haftadır devam eden İran-ABD nükleer müzakereleri kayda değer bir ilerleme sağlayamadı. Ekonomik yaptırımların hafifletilmesi karşılığında Tahran’ın uranyum zenginleştirme programını sınırlandırmasını öngören müzakereler, taraflar arasındaki güvensizlik ve katı tutumlar nedeniyle tıkanmış durumda. ABD’li müzakereci Robert Malley’nin “çok yavaş ilerliyoruz” açıklaması, Washington’un sabrının tükendiğine işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
İran’ın 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (JCPOA) ABD’nin 2018’de çekilmesiyle başlayan süreç, Tahran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasına yol açtı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) son raporuna göre İran, yüzde 60 saflıkta uranyum zenginleştiriyor; bu oran silah yapımı için gereken yüzde 90’a oldukça yakın. ABD ise yaptırımları kaldırmaya yanaşmazken, İran da denetimleri genişletmeyi reddediyor. İki tarafın da geri adım atmaması, müzakereleri çıkmaza sürüklüyor.
Uzmanlar, İran’ın müzakere masasındaki tavizsiz tutumunu, Rusya ve Çin’in desteğine bağlıyor. Moskova, Batı yaptırımlarını aşmak için Tahran’a petrol ve askeri teknoloji transferi yaparken, Pekin de İran ham petrolünün en büyük alıcısı konumunda. Bu durum, İran’ın ekonomik baskıya daha dirençli hale gelmesine neden oluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Müzakerelerin başarısızlığı, Orta Doğu’da yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ın nükleer programa devam etmesi halinde kendi nükleer programlarını başlatma sinyali veriyor. İsrail ise “İran’ın nükleer silah elde etmesine asla izin vermeyeceğini” açıklayarak, Tahran’ın nükleer tesislerine olası bir askeri müdahale seçeneğini masada tutuyor. ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ve Körfez ülkeleriyle yaptığı savunma anlaşmaları da gerilimi artırıyor.
Küresel enerji piyasaları da müzakerelerdeki belirsizlikten etkileniyor. İran’ın petrol ihracatının yeniden uluslararası piyasaya dönmesi beklenirken, anlaşma sağlanamaması petrol fiyatlarının yükselmesine neden olabilir. Brent petrol fiyatları son bir ayda yüzde 8 artarak varil başına 92 dolar seviyesine ulaştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’a uygulanan yaptırımlar nedeniyle enerji ithalatında sıkıntı yaşayabilir. Doğal gaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını İran’dan karşılayan Ankara, olası bir anlaşma ihtimalinde yaptırımların hafiflemesiyle enerji maliyetlerinin düşmesini bekliyor. Ancak müzakerelerin başarısız olması, özellikle İran sınırında güvenlik risklerini artırabilir. Suriye’deki Astana süreci ve PKK/YPG ile mücadele gibi ortak gündemlerde Tahran’ın işbirliğine duyulan ihtiyaç, Türkiye’yi İran’la dengeli bir ilişki yürütmeye zorluyor.