Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, göreve gelmesinin ardından ülkedeki İran destekli milis gruplarını silahsızlandırma ve devlet güvenlik güçlerine entegre etme taahhüdünde bulundu. Siyasi kariyerinde yeni bir isim olan Zeydi, önceki liderlerin başarısız olduğu bu konuda kararlı olduğunu açıkladı. Bir röportajda, milislerin silahsızlandırılması için iddialı bir takvim ortaya koydu, ancak bu takvimin tutturulması zor görünüyor.
Gelişmenin Arka Planı
Irak, yıllardır İran'ın desteklediği Şii milis gruplarının artan etkisi altında. Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) adı altında örgütlenen bu gruplar, 2014'te IŞİD'e karşı mücadelede önemli rol oynadı ve resmi olarak Irak güvenlik güçlerinin bir parçası haline getirildi. Ancak zamanla bu gruplar, İran'ın bölgesel politikaları doğrultusunda hareket eden paralel bir güç haline geldi. Birçok milis lideri, siyasette de etkili ve Irak hükümeti üzerinde baskı kuruyor.
Ali el-Zeydi, 2025 yılında başbakan oldu. Kendisi daha önce önemli bir siyasi görev üstlenmemiş, teknokrat bir isim olarak biliniyor. Ancak İran'a yakın grupların desteğiyle iktidara geldiği yönünde iddialar var. Zeydi, göreve gelir gelmez, ülkedeki yolsuzlukla mücadele ve ekonomik reform vaatlerinde bulundu. Şimdi ise en hassas konu olan milislerin silahsızlandırılması konusunda adım atıyor.
Zeydi'nin açıkladığı plana göre, İran destekli milisler belirli bir takvim içinde silahlarını bırakacak ve sadece devlet güvenlik güçleri bünyesinde faaliyet gösterecek. Ancak bu grupların liderleri, İran'ın da onayı olmadan böyle bir adım atmayacaklarını açıkça belirttiler. Ayrıca, Irak ordusu ve istihbaratı içinde derin bağlantıları olan bu grupların silahsızlandırılması, ciddi bir iç çatışma riski taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Irak'taki İran destekli milisler, sadece Irak iç siyasetini değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri de etkiliyor. Bu gruplar, Suriye, Yemen ve Lübnan'daki İran yanlısı aktörlerle bağlantılı. ABD ve İsrail, bu milisleri doğrudan tehdit olarak görüyor ve zaman zaman hedef alıyor. Son yıllarda Irak'taki ABD üslerine yönelik saldırıların arkasında bu grupların olduğu düşünülüyor.
Zeydi'nin silahsızlandırma girişimi, ABD ve Suudi Arabistan tarafından memnuniyetle karşılanabilir. Ancak İran, Irak'taki nüfuzunu kaybetmemek için her türlü diplomatik ve askeri baskıyı uygulayabilir. Tahran, Irak Başbakanı üzerinde etkisini kullanarak süreci yavaşlatabilir veya engelleyebilir. Ayrıca, milis gruplarının silahsızlandırılması, Irak'ta yeni bir iç savaş riskini de beraberinde getirebilir.
Uluslararası toplum, Irak'ın istikrarını destekliyor ancak milislerin silahsızlandırılması konusunda somut bir destek sunmuş değil. BM ve AB, süreci yakından izliyor ancak müdahil olmaktan kaçınıyor. Irak ekonomisi, petrol fiyatlarına bağımlı ve milislerin kontrolündeki bölgelerde yolsuzluk yaygın. Silahsızlandırma başarılı olursa, Irak'ta yatırım ortamı iyileşebilir ve ekonomik kalkınma hızlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'taki İran destekli milislerin silahsızlandırılması, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, PKK ve uzantılarının Irak'ta yuvalanmasından rahatsız. İran destekli grupların zayıflaması, Türkiye'nin sınır güvenliğini artırabilir. Ancak silahsızlandırma sürecinin başarısız olması veya iç çatışmaya yol açması, Türkiye'ye yeni bir göç dalgası ve istikrarsızlık riski getirebilir. Ayrıca, Irak'taki İran nüfuzunun azalması, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını genişletebilir. Türkiye, süreci dikkatle izlemeli ve Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklemeli.