ABD Başkanı Donald Trump'ın, Suudi Arabistan'ın yardım çağrılarına rağmen bombalar yüklenirken son anda hava saldırısı emrini iptal ettiği bildirildi. Bu kararın ardından Husi güçleri, Yemen'de Kızıldeniz kıyı şeridini Suudi destekli güçlerin kontrolündeki bölgelerden ayıracak stratejik yükseklikleri ele geçirmek üzere harekete geçti. Gelişme, Yemen iç savaşında dengelerin yeniden değişebileceğine işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetiminin, Suudi Arabistan'ın yoğun taleplerine rağmen planlanan hava operasyonunu durdurma kararı, Beyaz Saray içindeki farklı görüşlerin ve bölgesel müttefiklerle yaşanan anlaşmazlıkların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Kaynaklara göre, saldırı emri iptal edildiğinde ABD savaş uçaklarına bombalar yüklenmiş, operasyon için geri sayım başlamıştı. Suudi Arabistan, İran destekli Husilere karşı ABD'nin hava gücünü kullanması için yoğun diplomatik baskı yapıyordu. Ancak Trump, son anda fikrini değiştirerek operasyonu durdurdu. Bu kararın arkasında, olası sivil kayıplar, bölgesel tırmanma riski ve ABD'nin Orta Doğu'daki askeri angajmanlarını azaltma politikası gibi faktörlerin etkili olduğu öne sürülüyor.
Husiler, bu kararı fırsat bilerek hızla harekete geçti. Stratejik tepelerin ele geçirilmesi, Kızıldeniz kıyısındaki liman kentleri ile Suudi destekli hükümet güçlerinin kontrolündeki iç bölgeler arasındaki bağlantının kesilmesi anlamına geliyor. Bu hamle, Husilerin hem askeri hem de siyasi olarak elini güçlendirebilir. Özellikle Hudeyde limanı çevresindeki çatışmaların yeniden alevlenme riski bulunuyor. Birleşmiş Milletler, bölgede insani yardım koridorlarının tehdit altında olduğu uyarısını yaptı.
Uzmanlar, Trump'ın kararının Suudi Arabistan ile ABD arasında güven krizine yol açabileceğini belirtiyor. Riyad yönetimi, İran'ın bölgedeki nüfuzunu dengelemek için ABD'nin askeri desteğine bağımlı. Ancak Washington'un çekingen tutumu, Suudi Arabistan'ı alternatif müttefikler aramaya itebilir. Öte yandan, Husilerin kazandığı ivme, Yemen'deki savaşın seyrini değiştirebilir ve İran'ın bölgesel etkisini artırabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen iç savaşı, yıllardır Orta Doğu'nun en karmaşık vekalet savaşlarından biri olarak görülüyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Husilere karşı operasyon düzenliyor. ABD ise lojistik destek, istihbarat paylaşımı ve zaman zaman hava saldırılarıyla koalisyona yardım ediyor. Trump'ın son kararı, ABD'nin bu savaştaki rolünü sorgulatıyor. Ayrıca, İran'ın Husilere verdiği destek, Tahran ile Washington arasındaki gerilimin bir yansıması. Nükleer anlaşma müzakereleri ve bölgesel güvenlik denkleminde Yemen, önemli bir kart olmayı sürdürüyor.
Kızıldeniz, küresel ticaret için kritik bir su yolu. Husilerin kıyı şeridinde kontrolü ele geçirmesi, deniz trafiğini ve enerji nakil hatlarını tehdit edebilir. Bu durum, sadece bölge ülkelerini değil, aynı zamanda Avrupa ve Asya'yı da etkileyebilir. ABD'nin geri adım atması, Rusya ve Çin'in bölgede daha aktif rol oynamasına zemin hazırlayabilir. Moskova ve Pekin, Yemen'deki çatışmalara mesafeli yaklaşsa da, enerji ve ticaret yollarının güvenliği onlar için de hayati önem taşıyor.
Trump'ın kararı, aynı zamanda ABD iç siyasetinde de tartışma yaratabilir. Başkan, seçim kampanyasında Orta Doğu'daki askeri angajmanları azaltma sözü vermişti. Ancak müttefikleri yarı yolda bırakmakla suçlanabilir. Kongre'deki bazı isimler, Suudi Arabistan'a verilen desteğin gözden geçirilmesi çağrısı yapıyor. Bu gelişme, ABD'nin bölgesel liderlik imajını zedeleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizine doğrudan taraf olmasa da, gelişmeleri yakından izliyor. Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika ve Asya'ya uzanan deniz ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Husilerin İran'la olan bağlantısı, Türkiye'nin bölgesel dengelerde İran'a karşı yürüttüğü diplomasiyi zorlaştırabilir. Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olan Ankara, Riyad'ın güvenlik endişelerini dikkate almak durumunda. Öte yandan, ABD'nin çekilmesi, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak Yemen'deki insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin insani yardım çabalarını da artırabilir.