Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, ülkenin en üst düzey siyasi figürü olarak anılsa da gerçek gücünün sınırlı olduğu, son Washington ziyaretiyle bir kez daha ortaya çıktı. Sudani'nin ABD'de yaptığı görüşmeler, Irak yönetiminin siyaset, güvenlik ve ekonomi alanlarında giderek artan dış baskılarla nasıl şekillendiğini gözler önüne serdi. Özellikle İran'ın nüfuzu ve iç siyasi dengeler, başbakanın manevra alanını ciddi biçimde daraltıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Sudani’nin Washington ziyareti, Irak’ın bağımsız bir dış politika izleme kabiliyetinin ne kadar kısıtlı olduğunu gösterdi. Irak Başbakanı, ABD yönetimiyle görüşmelerinde enerji bağımlılığı, güvenlik işbirliği ve İran yaptırımları gibi hassas konuları masaya yatırdı. Ancak analistlere göre, Bağdat yönetimi hem Washington hem de Tahran arasında sıkışmış durumda. İran destekli milis gruplarının Irak siyaseti ve güvenliği üzerindeki etkisi, Sudani’nin kararlarını bağımsız olarak alamamasına yol açıyor.
Irak’ın iç siyasetinde Şii bloklar arasındaki rekabet de başbakanlık makamını zayıflatıyor. Sudani, 2022’de göreve geldiğinden bu yana parlamento seçimlerinin ertelenmesi, bütçe krizleri ve yolsuzluk iddialarıyla mücadele ediyor. Bu zorluklar, başbakanın icraatlarını sekteye uğratırken, halk nezdindeki güvenilirliğini de aşındırıyor. Ekonomik olarak ise Irak, petrol gelirlerine bağımlı ve altyapı yatırımlarında ciddi gerileme yaşıyor.
Bölgesel Boyut
Irak’taki güç boşluğu, bölgesel aktörlerin müdahalesini kolaylaştırıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, Irak’ı İran etkisinden kurtarmak için diplomatik ve ekonomik girişimlerde bulunsa da sonuç alınamıyor. ABD ise Irak’taki askeri varlığını azaltma eğiliminde, ancak İran’ın nüfuzunu dengelemek için çabalarını sürdürüyor. Bu çok katmanlı baskı, Irak’ı istikrarsız bir bölgesel oyuncu haline getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak’ın siyasi zayıflığı, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki varlığı, bağlamda Bağdat’ın yetersiz kaldığı bir alan olarak öne çıkıyor. Ayrıca Türkiye’nin Irak’la enerji ve ticaret ilişkileri, Bağdat’ın kırılgan yapısı nedeniyle risk altında. Sudani’nin Washington ziyareti, Irak’ın bağımsız politika üretememesinin bir yansımasıdır; bu durum Türkiye’nin bölgede inisiyatif almasını zorunlu kılıyor. Ancak Türkiye’nin de Irak’taki dengeleri gözeterek hareket etmesi gerekiyor.