Londra, 18 Haziran – İngiltere'de yargılanan iki kişi, Hong Kong ve nihayetinde Çin adına Londra'daki önde gelen demokrasi yanlısı muhaliflere karşı casusluk yapmaktan suçlu bulunarak hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklardan birinin İngiltere Göçmen Bürosu'nda memur olarak çalıştığı, diğerinin ise serbest çalışan olduğu bildirildi. Mahkeme, bu kişilerin muhalifleri takip edip bilgi topladıklarını ve bu bilgileri Hong Kong istihbaratına aktardıklarını tespit etti.
Casusluk faaliyetlerinin detayları
İngiltere İç Güvenlik Birimi'nin (MI5) yürüttüğü soruşturma kapsamında, iki sanığın 2020 ile 2023 yılları arasında faaliyet gösterdiği ortaya çıktı. Sanıklardan Andrew Wong, Göçmen Bürosu'ndaki görevini kullanarak sığınma başvurusunda bulunan Çin uyruklu muhaliflere ait verilere erişti. Bu verileri, diğer sanık Mark Cheng aracılığıyla Hong Kong merkezli bir istihbarat birimine iletti. Mahkeme, Cheng'in bu bilgileri şifreli mesajlaşma uygulamaları kullanarak aktardığını belirledi. İkili, toplamda 50'den fazla muhalifi hedef aldı ve faaliyetleri karşılığında toplam 10.000 sterlin ödeme aldı.
Davada ifade veren tanıklar, sanıkların muhaliflerin ev adresleri, iş yerleri ve aile üyeleri hakkında detaylı raporlar hazırladığını söyledi. Özellikle Hong Kong'un 2019 protestolarından sonra İngiltere'ye sığınan aktivistlerin tehdit altında olduğu vurgulandı. Hakim, kararında "Bu faaliyetler, demokratik değerleri hedef almakta ve ulusal güvenliğe açık bir tehdit oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Wong 5 yıl 9 ay, Cheng ise 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, Çin'in yurtdışında yaşayan muhaliflere yönelik baskılarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası Af Örgütü, Çin'in sıklıkla yurtdışındaki vatandaşlarını hedef alarak ifade özgürlüğünü bastırmaya çalıştığını belirtiyor. Benzer olaylar, Avustralya ve Kanada'da da yaşanmış; Çin karşıtı protestocuların takip edildiği rapor edilmişti. Uzmanlar, bu tür casusluk faaliyetlerinin sadece bireyleri değil, ev sahibi ülkelerin egemenliğini de tehdit ettiğini vurguluyor. İngiltere'deki bu mahkumiyet, uluslararası toplumda Çin'e karşı daha sıkı önlemler alınması çağrılarını güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu vaka, Türkiye'nin de içinde bulunduğu uluslararası sistemde istihbarat faaliyetlerinin artan risklerine işaret ediyor. Türkiye, özellikle stratejik ortaklıklar kurduğu ülkelerde benzer casusluk girişimlerine karşı dikkatli olmalı. Ayrıca, Çin ile olan ekonomik ilişkileri dengelerken güvenlik boyutunu da göz önünde bulundurması gerekiyor. Bu olay, istihbarat paylaşımı ve güvenlik protokollerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.