Moskova’nın güneydoğusundaki Gazpromneft Moskova Rafinerisi’ne bu hafta içinde ikinci kez düzenlenen insansız hava aracı (SİHA) saldırısı, tesisin işleme ünitelerinde hasara ve birden fazla noktada yangına yol açtı. Sektör kaynakları, 18 Haziran’da gerçekleşen saldırıda rafinerinin iki ana damıtma kolonunun vurulduğunu, alevlerin saatler içinde kontrol altına alındığını ancak üretimin kısmi olarak durdurulduğunu bildirdi. İlk saldırı 14 Haziran’da düzenlenmiş, benzer şekilde yakıt depolama tankları hedef alınmıştı. Bu gelişme, Rus enerji tesislerine yönelik SİHA tehdidinin giderek arttığını gösteriyor.
Saldırıların Arka Planı ve Detayları
Gazpromneft, Rus dev petrol şirketi Gazprom’un yan kuruluşu olarak Moskova ve çevresine akaryakıt sağlıyor. TSİ 03.30 sularında başlayan saldırıda, Ukrayna üretimi olduğu değerlendirilen uzun menzilli SİHA’lar kullanıldı. Rus hava savunma sistemleri bazı SİHA’ları düşürse de, iki ünite isabet aldı. Yangınlar, tesisin kendi itfaiye ekipleri ve Moskova acil durum birimlerinin müdahalesiyle söndürüldü. Kaynaklar, ünitelerdeki hasarın onarımının 2-3 hafta sürebileceğini, bu nedenle başkentin yakıt tedarikinde geçici aksamalar yaşanabileceğini belirtiyor. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı ancak Ukrayna’nın daha önce Rus enerji altyapısını hedef aldığı biliniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Moskova gibi büyük bir şehrin ana rafinerisine yönelik bu tür saldırılar, savaşın doğrudan Rus topraklarına sıçradığını gösteriyor. Ukrayna, 2024 yılı boyunca Rusya’nın enerji tesislerine karşı SİHA saldırılarını artırdı. Bu saldırılar, Rusya’nın savaş lojistiğini ve iç yakıt piyasasını etkilemeyi hedefliyor. Öte yandan, rafineriye yapılan ikinci saldırı, Rus hava savunmasının kritik tesisleri korumada zorlandığına işaret ediyor. Benzer olaylar, daha önce Ryazan ve Novoshakhtinsk rafinerilerinde de yaşanmıştı. Küresel enerji piyasaları, arz kesintisi riskine karşı tetikte; Brent petrol fiyatları saldırı sonrası sınırlı bir yükseliş kaydetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya’daki enerji tesislerine yönelik bu saldırılar, Türkiye’nin enerji güvenliği ve bölgesel politikası açısından iki yönlü bir anlam taşıyor. Birincisi, Rusya’dan ithal edilen petrol ve doğalgazda olası kesintiler, Türkiye’nin enerji maliyetlerini etkileyebilir. İkincisi, Türkiye’nin Karadeniz’de uyguladığı Montrö rejimi ve enerji koridorlarındaki rolü, savaşın yayılması halinde yeniden şekillenmek zorunda kalabilir. Ayrıca, Ukrayna’nın SİHA teknolojisindeki başarısı, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatı ve SİHA stratejileri için referans oluşturuyor. Ancak doğrudan bir tehdit söz konusu olmamakla birlikte, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında denge politikasını sürdürmesi, enerji tedarikinde alternatif kaynak arayışlarını da hızlandırabilir.