İngiltere, çelik sektöründe faaliyet gösteren British Steel’i, şirketin iflasın eşiğine gelmesi üzerine kamulaştırdı. Bu adımla birlikte British Steel, 1988 yılından bu yana ilk kez tamamen devlet mülkiyetine geçmiş oldu. İngiliz hükümeti, şirketin kapanmasının binlerce işçiyi işsiz bırakacağı ve ülkenin stratejik çelik üretim kapasitesine zarar vereceği gerekçesiyle devreye girdi. Kamulaştırma kararı, sanayi politikalarında önemli bir dönüşüme işaret ediyor ve diğer Batılı ülkelerde de benzer adımların gündeme gelebileceği yorumlarına yol açıyor.
Gelişmenin arka planı
British Steel, artan enerji maliyetleri, düşük karbonlu çelik üretimine geçiş için gereken yatırımlar ve ucuz Çin çeliğinin yarattığı rekabet baskısı nedeniyle uzun süredir mali sıkıntı içindeydi. Şirket, 2019’da da Greybull Capital’a satılmış ancak yaşanan zorluklar aşılamamıştı. İngiltere hükümeti daha önce şirkete kredi garantileri ve geçici destekler sağlamış olsa da, bu önlemler kalıcı çözüm getirmedi. Kamulaştırmayla birlikte hükümet, şirketin modernizasyonu için 300 milyon sterline kadar yatırım yapmayı planlıyor. Ancak bu adım, İşçi Partisi tarafından geç kalınmış bir müdahale olarak eleştirilirken, Muhafazakar Parti içinde serbest piyasa savunucuları tarafından da sert tepkiyle karşılandı. British Steel’ın Scunthorpe ve Teesside’daki tesislerinde yaklaşık 4 bin kişi doğrudan, on binlerce kişi ise dolaylı olarak istihdam ediliyor. Şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için acilen yeni fırınlar kurulması gerekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
British Steel’in kamulaştırılması, küresel çelik piyasasındaki dengeleri de etkileyebilecek bir gelişme. Özellikle Çin’in ucuz çelik ihracatı, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki üreticileri zor durumda bırakırken, İngiltere’nin devlet müdahalesiyle rekabet gücünü korumaya çalıştığı görülüyor. ABD ve AB de benzer şekilde korumacı önlemler alırken, kamulaştırma seçeneği daha önce nadiren tercih edilmişti. İngiltere’nin bu hamlesi, stratejik sanayi sektörlerinde devletin rolünün yeniden tanımlandığı bir döneme işaret ediyor. Brexit sonrası ticaret anlaşmalarının getirdiği belirsizlikler ve yeşil dönüşüm hedefleri de kararın arkasındaki etkenler arasında. İngiltere’nin karbon nötr hedefleri doğrultusunda çelik sektöründe yeşil hidrojen bazlı üretime geçişi teşvik edecek politikaları hayata geçirmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’nin British Steel’i kamulaştırması, Türkiye’nin çelik sektörü açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türk çelik üreticileri de benzer şekilde ucuz ithalat, artan enerji maliyetleri ve yeşil dönüşüm baskılarıyla karşı karşıya. Bu gelişme, Türkiye’de de stratejik sektörlerde devlet müdahalesinin gündeme gelebileceğini gösteriyor. Ayrıca, İngiltere’nin çelik üretiminde kendine yeterliliği hedeflemesi, Türkiye’nin bu ülkeye olan çelik ihracatını olumsuz etkileyebilir. Türk yetkililerin, artan korumacılık eğilimlerine karşı yeni pazar arayışlarına yönelmesi gerekebilir. Küresel çelik piyasasındaki bu dönüşüm, Türkiye’nin sanayi politikalarını da yeniden şekillendirebilir.