İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Perşembe günü sürpriz bir kararla istifa etti ve Başbakan Keir Starmer ile Hazine Bakanlığı'nı İngiliz silahlı kuvvetlerine yeterli maddi kaynağı sağlamamakla suçladı. Healey, istifa mektubunda, hükümetin savunma harcamalarını artırma taahhüdünü yerine getirmediğini, bunun da ülkeyi “daha az güvenli” hale getirdiğini belirtti. İstifa, önümüzdeki hafta yapılacak kritik bir ara seçim öncesinde Starmer üzerindeki siyasi baskıyı daha da artırdı. Healey'in ayrılışı, İşçi Partisi liderliğinin savunma politikalarına yönelik iç muhalefeti su yüzüne çıkardı.
Gelişmenin Arka Planı
John Healey, Ekim 2023'ten bu yana Savunma Bakanı olarak görev yapıyordu. Starmer'ın mali disiplin vurgusu yapan ekibinin, savunma bütçesine ayrılan payı artırmakta isteksiz davrandığını sık sık dile getiriyordu. Healey'in istifası, hükümetin Ukrayna'ya yönelik askeri desteğinin yanı sıra, NATO yükümlülüklerinin yerine getirilmesi konusunda da endişeler yarattı. İngiltere, son yıllarda savunma harcamalarını Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 2'si seviyesinde tutmaya çalışsa da, artan jeopolitik tehditler karşısında bu oranın yetersiz olduğu yönündeki eleştiriler artıyor. Healey, ayrıca Kraliyet Donanması'nın gemilerinin bakımı ve Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin modernizasyonu gibi konularda da Hazine'nin fon sağlamadığını iddia etti.
İstifanın zamanlaması dikkat çekiyor; zira 19 Ekim'de yapılacak olan Wellingborough ara seçimi öncesinde İşçi Partisi'nin oylarında düşüş yaşanıyor. Healey'in ayrılışı, muhalefetteki Muhafazakar Parti tarafından hükümetin zayıflığının bir göstergesi olarak kullanıldı. Başbakan Starmer, istifa sonrası yaptığı açıklamada, Healey'in kararına saygı duyduğunu ancak hükümetin savunmaya olan bağlılığının sarsılmaz olduğunu söyledi. Bununla birlikte, Hazine'nin mali kurallar nedeniyle ek harcama yapamayacağını yinelemesi, partinin savunma kanadını hayal kırıklığına uğrattı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin savunma politikasındaki bu kriz, Avrupa güvenlik mimarisi açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığının devam ettiği bir dönemde, NATO'nun önemli üyelerinden birinin savunma bütçesinde yaşanan aksaklıklar, ittifakın caydırıcılık kapasitesini zayıflatabilir. İngiltere, NATO'nun en büyük üçüncü savunma bütçesine sahip ülkesi konumunda. Healey'in istifası, İngiltere'nin doğu kanadındaki NATO varlığını artırma taahhüdünü de riske atabilir. Öte yandan, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını artırmasını sürekli olarak talep ediyor. İngiltere'deki bu istifa, ABD-İngiltere özel ilişkilerinde de bir güven sorunu yaratabilir.
Küresel ölçekte, Çin'in artan askeri faaliyetleri ve Hint-Pasifik bölgesindeki gerilimler de İngiliz donanmasının varlığını gerektiriyor. Healey'in ayrılışının ardından, İngiltere'nin küresel angajmanlarının ne ölçüde sürdürülebileceği tartışma konusu oldu. Uzmanlar, mevcut haliyle İngiliz kuvvetlerinin operasyonel hazırlık seviyesinin düşük olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de savunma bakanının istifası ve bütçe kesintileri, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. İngiltere, Türkiye ile savunma sanayii işbirliği konusunda önemli bir ortak. Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının tedariki ve ortak tatbikatlar bu işbirliğinin parçası. İngiltere'nin savunma harcamalarındaki belirsizlik, bu projelerde gecikmelere yol açabilir. Ayrıca, NATO'nun güney kanadında Türkiye'nin rolü daha da kritik hale gelirken, İngiltere'nin Doğu Akdeniz'deki varlığının azalması, bölgesel güç dengelerini Türkiye lehine değiştirebilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin kendi savunma harcamalarını artırma ve yerli üretime yönelme çabaları, bu tür dış gelişmelere karşı dayanıklılığını artırıyor.