GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Dış Politika SON DAKİKA

ABD'den Suudi Arabistan'a nükleer zenginleştirme onayı: Denetimsiz

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
ABD'den Suudi Arabistan'a nükleer zenginleştirme onayı: Denetimsiz
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Bağımsız Ortadoğu Perspektifi
🌙 Bağımsız Ortadoğu Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Middle East Eye — Bu haber, Middle East Eye'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD yönetimi, Suudi Arabistan'a uranyum zenginleştirme faaliyeti yürütme izni verirken, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) kapsamlı güvenlik denetimlerini şart koşmadı. Middle East Eye'nin haberine göre, bu karar bölgesel güç dengesinde köklü bir değişikliğe yol açabilir ve nükleer silahlanma yarışını tetikleyebilir. İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir ABD yetkilisi, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programı kapsamında zenginleştirme ve yeniden işleme teknolojisine erişimine yeşil ışık yakıldığını doğruladı. Ancak bu iznin, IAEA'nın 'ek protokol' olarak bilinen ve ani denetimlere izin veren sıkı güvenlik önlemlerini içermediği belirtiliyor.

Gelişmenin Arka Planı

Suudi Arabistan, uzun süredir sivil nükleer enerji programı geliştirmek istediğini açıklıyordu. Krallık, 2030 Vizyonu kapsamında petrol bağımlılığını azaltmayı ve enerji kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor. Ancak uluslararası toplum, Riyad'ın nükleer silah geliştirme niyeti konusunda endişeli. Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın 2018'de yaptığı bir açıklamada, 'İran nükleer silah geliştirirse biz de geliştiririz' ifadesi bu endişeleri artırmıştı. ABD'nin bu hamlesi, Suudi Arabistan'ın nükleer programını sivil amaçlı olarak sunmasına rağmen, silah üretimine dönüştürülebilecek kapasiteye sahip olmasının önünü açıyor. Uzmanlar, zenginleştirme teknolojisi transferinin, IAEA denetimleri olmaksızın, Suudi Arabistan'a yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretme imkânı verebileceğini vurguluyor.

Anlaşmanın detaylarına göre, Suudi Arabistan'ın nükleer santrallerinde kullanılacak yakıtın bir kısmını yerel olarak üretmesine izin verilecek. Ancak bu süreçte IAEA'nın standart güvenlik önlemleri uygulanmayacak. Bunun yerine, ABD ile Suudi Arabistan arasında ikili bir denetim mekanizması kurulması planlanıyor. Kritik nokta, bu mekanizmanın IAEA'nın ek protokolü kadar sıkı olup olmayacağı. İsrail'in bu anlaşmaya sessiz kaldığı, ancak güvenlik endişelerini dile getirdiği belirtiliyor. ABD'de bazı Kongre üyeleri, anlaşmanın nükleer yayılmayı önleme rejimini zayıflatacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Özellikle Demokrat Partili senatörler, Başkan Joe Biden yönetimine çağrıda bulunarak, IAEA denetimlerinin zorunlu kılınmasını talep ediyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut

Bu karar, Orta Doğu'da nükleer güç dengesini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. İran, uzun süredir uranyum zenginleştirme programı yürütüyor ve IAEA ile yaşadığı anlaşmazlıklar sürüyor. Suudi Arabistan'ın da benzer bir kapasiteye sahip olması, bölgede bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyebilir. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 2009'da ABD ile imzaladığı nükleer işbirliği anlaşmasında zenginleştirme ve yeniden işleme faaliyetlerinden feragat etmişti. BAE'nin bu tavrı, bölgesel bir model olarak görülüyordu. Suudi Arabistan'a verilen imtiyaz, BAE'nin de benzer taleplerde bulunmasına yol açabilir. Ayrıca, Mısır, Türkiye ve Ürdün gibi diğer bölge ülkeleri de nükleer enerji programlarını duyurmuş durumda. ABD'nin bu adımı, nükleer yayılmayı önleme rejimini (NPT) zayıflatabilir ve dünya genelinde zenginleştirme teknolojisi talebini artırabilir.

Uzmanlar, ABD'nin bu kararının arkasında, Çin'in Orta Doğu'da artan etkisine karşı bir hamle olduğunu düşünüyor. Suudi Arabistan, son dönemde Çin ile daha yakın ilişkiler kurmaya başladı. Özellikle, Suudi Arabistan'ın Çin yapımı nükleer reaktörleri değerlendirdiği haberleri, Washington'da endişe yaratmıştı. ABD, Suudi Arabistan'ın nükleer programını kendi kontrolü altında tutarak, Çin'in bölgedeki nüfuzunu sınırlamak istiyor. Ancak bu strateji, nükleer yayılma riskini artırarak bölgesel istikrarı tehdit edebilir. Anlaşmanın, ABD ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik ortaklığın derinleşmesine vesile olması bekleniyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, halihazırda Akkuyu Nükleer Santrali ile sivil nükleer enerji alanında önemli bir adım atmış durumda. Suudi Arabistan'ın denetimsiz nükleer zenginleştirme kapasitesi edinmesi, Türkiye'nin komşu bölgelerinde bir güç dengesizliği yaratabilir. Türkiye, nükleer silahlanma yarışına karşı olduğunu sık sık vurguluyor; ancak bölgede İran'ın ardından Suudi Arabistan'ın da zenginleştirme yapması, Türkiye'nin kendi enerji ve güvenlik politikalarını gözden geçirmesine neden olabilir. Ankara, bu gelişmeyi yakından izlemeli ve NPT çerçevesinde bölgesel bir nükleer silahlanma kontrolü mekanizması oluşturulması için diplomatik girişimlerde bulunmalıdır.

Etiketler:
ABDSuudi Arabistannükleer zenginleştirmeIAEAOrtadoğunükleer yayılmaTürkiye

İlgili Haberler

İsrail'in BM Büyükelçisi Danon'dan Netanyahu'ya Tutuklama Tehditlerine Sert Yanıt
Dış Politika

İsrail'in BM Büyükelçisi Danon'dan Netanyahu'ya Tutuklama Tehditlerine Sert Yanıt

45 dk önce

Ukrayna'da Yolsuzluk: Savaşın Gölgesinde Ulusal Gündemin Zirvesinde
Dış Politika

Ukrayna'da Yolsuzluk: Savaşın Gölgesinde Ulusal Gündemin Zirvesinde

2 sa önce

İngiltere Başbakanı Burnham, Trump'a Hürmüz'de Deniz Güvenliği Sözü Verdi
Dış Politika

İngiltere Başbakanı Burnham, Trump'a Hürmüz'de Deniz Güvenliği Sözü Verdi

2 sa önce

İran'dan Türkiye'nin Kürt hareketini durdurma rolüne ilk onay
Dış Politika

İran'dan Türkiye'nin Kürt hareketini durdurma rolüne ilk onay

3 sa önce