İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakan Keir Starmer yönetiminin orduya yeterli kaynağı ayırmadığı gerekçesiyle Perşembe günü istifa etti. Healey, hükümetin Birleşik Krallık'ı savunmak için gereken kaynakları taahhüt etmekte başarısız olduğunu belirterek, bu durumun ülkenin güvenliğini tehlikeye attığını söyledi. İstifa, Savunma Bakanlığı ile Hazine arasında aylardır süren bütçe görüşmelerinin çıkmaza girmesinin ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Healey'nin istifası, Başbakan Starmer'ın göreve gelmesinden bu yana yaşanan en büyük kabine krizi olarak değerlendiriliyor. Healey, yaptığı açıklamada, savunma harcamalarının GSYH'nin yüzde 2'sinin üzerine çıkarılması gerektiğini, ancak Başbakan'ın bu konuda somut bir adım atmadığını vurguladı. Özellikle Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki gerilimlerin arttığı bir dönemde, İngiltere'nin askeri kapasitesinin yetersiz kaldığını ifade etti.
Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, mevcut harcama planları, 2030'a kadar enflasyon ve artan maliyetler nedeniyle ordunun savaş kabiliyetini ciddi şekilde zayıflatacak. Donanma gemilerinin bakımı gecikiyor, hava kuvvetleri jetlerinin sayısı azalıyor ve kara kuvvetleri personel sayısında sürekli bir düşüş yaşanıyor. Healey, istifa mektubunda bu somut verilere atıfta bulunarak, liderlik sorumluluğu gereği böyle bir karar aldığını belirtti.
Starmer'ın ofisinden yapılan açıklamada ise, hükümetin savunma harcamalarına bağlı olduğu, ancak ekonomik istikrarın öncelikli olduğu vurgulandı. Başbakan Sözcüsü, bütçe görüşmelerinin halen devam ettiğini ve bir sonraki dönemde savunma harcamalarının artırılması için çalışmaların süreceğini söyledi. Ancak bu açıklamalar, Healey'nin istifasının yarattığı siyasi depremi hafifletmeye yetmedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Healey'nin istifası, NATO müttefikleri arasında da yankı uyandırdı. NATO'nun Avrupalı üyeleri, savunma harcamalarını GSYH'nin yüzde 2'sine çıkarma taahhüdünde bulunmuş olsa da, birçok ülke bu hedefin gerisinde kalmıştı. İngiltere, NATO'nun en büyük ikinci askeri bütçesine sahip olmasına rağmen, son yıllarda harcamaların yetersizliği konusunda eleştiriler alıyordu. Healey'nin istifası, bu eleştirileri daha da güçlendirdi ve İngiltere'nin savunma politikasında bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Özellikle Ukrayna'ya verilen askeri destek, İngiltere'nin savunma bütçesi üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Healey'nin gidişi, bu desteğin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerine yol açtı. Aynı zamanda, Orta Doğu'da İran ile İsrail arasındaki gerilim ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları, İngiltere'nin deniz gücü kapasitesini de sınadığı bir dönemde yaşanıyor.
Bazı analistler, bu istifanın İngiltere'de erken seçim çağrılarına yol açabileceğini veya en azından kabinede geniş çaplı bir değişikliğe neden olabileceğini öngörüyor. Starmer'ın savunma konusundaki tutumu, kendi partisi içinde de eleştirilere hedef oluyor. Healey'nin istifası, bu eleştirileri somut bir krize dönüştürdü.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu gelişme, NATO'nun en önemli üyelerinden birinde savunma bütçesi konusunda yaşanan bir krizi gözler önüne seriyor. Türkiye, NATO'nun güney kanadında kritik bir rol oynarken, İngiltere ile savunma sanayii işbirliği ve ortak tatbikatlar yürütüyor. İngiltere'nin savunma harcamalarında yaşayacağı bir daralma, özellikle F-35 programı ve deniz gücü projelerinde aksamalara yol açarak Türkiye'nin savunma planlamasını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, bu kriz, NATO içinde savunma harcamalarının adil dağılımı tartışmalarını yeniden alevlendirebilir ve Türkiye'nin uzun süredir dile getirdiği yük paylaşımı sorununu gündeme taşıyabilir.