İngiltere Silahlı Kuvvetleri, Rusya'ya ait olduğu değerlendirilen ve uluslararası yaptırımları ihlal eden bir petrol tankerinin Fransız Donanması tarafından durdurulmasına lojistik ve istihbarat desteği verdi. Kaynaklara göre, söz konusu tanker Rusya'nın 'gölge filo' olarak adlandırılan ve yaptırımlardan kaçmak için kullanılan gemiler ağına dahildi. Operasyon, Manş Denizi'nin Fransız karasuları yakınlarında gerçekleşti. Fransız Donanması, tankere el koyarken, İngiliz kuvvetleri bölgedeki hava ve deniz trafiğini izleyerek koordinasyon sağladı. Olay, Batılı ülkelerin Rusya'ya yönelik yaptırımlarının denetimini artırdığı bir döneme denk geldi. İngiltere Savunma Bakanlığı, operasyonun 'uluslararası hukuka uygun' olduğunu ve 'yaptırımların etkinliğini artırmak' amacı taşıdığını açıkladı.
Operasyonun Arka Planı ve Yöntemi
Manş Denizi'nde gerçekleşen operasyon, Fransız Donanması'na ait bir devriye gemisinin, Rusya'dan yola çıkan ve Panama bandıralı olduğu tespit edilen tankeri takibe almasıyla başladı. Tankerin, 2022'de Ukrayna'nın işgalinin ardından uygulamaya konulan AB ve İngiltere yaptırımlarını ihlal ederek Rus petrolü taşıdığı belirlendi. İngiltere, Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait bir gözetleme uçağı ve bir deniz devriye gemisiyle operasyona katkı sağladı. İngiliz yetkililere göre, tanker yaptırım listesinde yer alan ve Rusya'nın enerji gelirlerini gizlice finanse eden bir şirket tarafından işletiliyordu. Mürettebatın çoğunluğu Hint ve Sri Lanka vatandaşıydı; gemide 100 bin varilden fazla petrol olduğu tahmin ediliyor. Operasyon sırasında herhangi bir çatışma yaşanmazken, tanker Fransa'nın Boulogne-sur-Mer limanına çekildi. Fransız makamları, geminin yaptırım listesindeki bir kuruluşa ait olup olmadığını araştırıyor. Bu tür operasyonların, Rusya'nın yaptırım delme kapasitesini sınırlamak için Batılı müttefikler arasında giderek daha sık koordine edildiği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gölge Filo Tehdidi
Rusya'nın 'gölge filosu', Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Batılı istihbarat raporlarında sıkça gündeme geliyor. Bu filo, genellikle eski veya kötü durumdaki gemilerden oluşuyor; sigortasız, belirsiz mülkiyet yapısıyla ve sık sık bayrak değiştirerek faaliyet gösteriyor. Amaç, Rus petrolünün tavan fiyat uygulamasından kaçarak uluslararası piyasalara ulaşmasını sağlamak. Avrupa Birliği, İngiltere ve ABD, bu gemilerin tespit edilmesi ve durdurulması için ortak bir çalışma grubu oluşturdu. Manş Denizi operasyonu, bu işbirliğinin somut bir örneği olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, gölge filonun büyüklüğünün yüzlerce gemiye ulaştığını ve Rusya'nın alternatif rotalar (örneğin Arktik veya Hint Okyanusu) kullanarak yaptırımları delmeye devam ettiğini vurguluyor. Operasyon ayrıca, Manş Denizi'nin dar ve yoğun trafiğe sahip bir geçiş koridoru olması nedeniyle çevresel riskleri de gündeme getirdi. Eski tankerlerin kaza yapma olasılığı, büyük bir petrol sızıntısına yol açabilir. Bu nedenle Batılı ülkeler, gölge filo gemilerine karşı operasyonları 'önleyici deniz güvenliği' kapsamında meşrulaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rus 'gölge filosu'na yönelik bu operasyon, Türkiye için de önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'den geçişleri denetlerken, özellikle savaşın başlamasıyla birlikte Rus petrol tankerlerinin Boğazlar'dan geçişinde artış yaşandı. Türkiye, uluslararası yaptırımlara tam olarak katılmamakla birlikte, AB ve ABD'nin baskısıyla bu gemilerin sigorta ve belgelerini daha sıkı incelemeye başladı. Ancak yaptırım delici faaliyetlerin Boğazlar üzerinden sürdüğü iddiaları, Ankara'nın denetim mekanizmalarını sorgulatıyor. Bu operasyon, Türkiye'nin de gölge filo gemilerine karşı daha proaktif bir tutum benimsemesini gerektirebilir. Ayrıca, Karadeniz'deki mayın tehdidi ve savaş riskine rağmen bu tür gemilerin geçişi, çevresel felaket olasılığını artırıyor. Türkiye, hem Montrö'nün uygulanması hem de enerji güvenliği dengesini korumak zorunda. Batılı müttefiklerin bu tür operasyonları, Türkiye'yi de benzer adımlar atmaya zorlayabilir.