İngiltere'de bir grup milletvekili, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Adalet Bakanı Yariv Levin'in, Filistinlilere yönelik sistematik işkence ve kötü muameleden sorumlu tutulması gerektiğini belirterek Birleşik Krallık hükümetine yaptırım çağrısında bulundu. Orta Doğu Gözlemevi'nin haberine göre, milletvekillerinin hazırladığı raporda, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze'de uyguladığı şiddet ve uluslararası hukukun ihlali, özellikle işkence yöntemlerinin detaylandırıldığı ifade edildi. Raporda, Netanyahu yönetiminin Filistinli tutuklulara uyguladığı sistematik işkencenin, uluslararası sözleşmelerin açık ihlali olduğu vurgulandı.
İşkence iddiaları ve uluslararası hukuk
Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, yıllardır İsrail'in Filistinlilere yönelik işkence uygulamalarını raporluyor. Son olarak, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin-Bet'in sorgu yöntemlerinin fiziksel ve psikolojik işkence boyutuna ulaştığı belirtiliyor. Milletvekillerinin talebi, bu ihlallerin üst düzey sorumlularının cezalandırılması ve yaptırımlara tabi tutulması yönünde. İngiltere'deki bazı hukukçular, Netanyahu ve Levin'in Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sevk edilmesi gerektiğini savunuyor.
Raporda, Adalet Bakanı Levin'in yargı reformları adı altında bağımsız yargıyı zayıflattığı ve Filistinli tutukluların yasal haklarını kısıtladığı iddia ediliyor. Levin'in, Filistinlilerin yargı önünde şikayet hakkını sınırlayan düzenlemeleri savunması, uluslararası toplumda tepki çekmişti.
Bölgesel ve uluslararası boyut
İngiltere'nin bu çağrıya yanıtı, ABD ve Avrupa Birliği'nin İsrail politikalarını da etkileyebilir. Avrupa ülkeleri, daha önce İsrail'in işgal politikalarına yönelik kınama kararları alırken, somut yaptırımlardan kaçınmıştı ancak son dönemde Filistin devletinin tanınması yönünde adımlar atan İspanya, İrlanda ve Norveç gibi ülkeler, bu yönde baskıyı artırmıştı. İngiliz milletvekillerinin çağrısı, Netanyahu ve Levin'in kişisel olarak hedef alınması açısından yeni bir seviyeyi temsil ediyor.
İsrail hükümetiyse bu tür suçlamaları reddediyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Filistinlilere yönelik işkence iddialarının, İsrail'i itibarsızlaştırmaya yönelik organize bir kampanyanın parçası olduğunu savunuyor. Ancak raporlara göre, Filistinli mahkumların yüzde 80'i sorgu aşamasında fiziksel veya psikolojik baskıya maruz kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır Filistin davasını desteklemekte ve İsrail'in işgal politikalarını eleştirmektedir. İngiltere'deki bu gelişme, uluslararası toplumda İsrail'e karşı yaptırım taleplerinin artması anlamına geliyor. Türkiye, özellikle Doğu Akdeniz'de enerji işbirliği ve bölgesel güvenlik konularında İsrail ile zaman zaman gelgitli ilişkilere sahip. Ancak Filistin meselesinde kararlı tutumunu sürdüren Ankara, bu tür yaptırım çağrılarını dolaylı olarak destekleyebilir. Türkiye'nin aynı zamanda Birleşmiş Milletler nezdinde Filistin hakkını savunan açıklamaları, bu tür raporların meşruiyetini güçlendirebilir. Öte yandan, İngiltere gibi bir ülkenin doğrudan Netanyahu'yu hedef alması, Türk kamuoyunda da yankı bulacak ve Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuruna dönüşebilir.