Ukrayna'nın başkenti Kiev, bir hafta içinde ikinci kez Rusya'nın geniş çaplı füze saldırısına maruz kaldı. Saldırılarda en az 14 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Rusya Savunma Bakanlığı saldırının askeri-sanayi tesisleri ve enerji altyapısına yönelik olduğunu açıklasa da, ilk belirlemelere göre sabahın erken saatlerinde gerçekleşen saldırıda birden fazla sivil yerleşim yeri hedef alındı. FRANCE 24 muhabiri Gulliver Cragg’in aktardığına göre, saldırının şiddeti ve hedef alınan bölgelerin çeşitliliği, Rusya’nın sivil altyapıyı hedef alma stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor.
Artan Saldırılar ve Sivil Kayıplar
Rusya, son haftalarda Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Ancak Kiev’e düzenlenen bu son saldırı, özellikle sivil kayıpların yüksek olmasıyla dikkat çekiyor. Ukrayna hava savunma sistemleri, gelen füzelerin bir kısmını imha etmeyi başarsa da, yoğun saldırı karşısında tam koruma sağlayamadı.
Yetkililer, saldırıda konut binaları, okullar ve hastanelerin de vurulduğunu belirtiyor. Kurtarma çalışmaları enkaz altında kalanları aramak için devam ederken, ölü sayısının artmasından endişe ediliyor. Rusya’nın bu saldırıyla Ukrayna’nın moralini kırmayı ve altyapısını çökertmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.
Saldırının ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, uluslararası topluma hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Batılı ülkelerden gelen açıklamalarda saldırı kınanırken, Ukrayna’ya askeri ve ekonomik desteğin süreceği vurgulandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya’nın Kiev’e düzenlediği bu son saldırı, savaşın seyrinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Uzmanlar, Rusya’nın sivil yerleşimleri hedef alarak Ukrayna yönetimi üzerinde psikolojik baskı kurmayı ve halkın desteğini zayıflatmayı amaçladığını belirtiyor. Ancak bu tür saldırılar, Ukrayna’nın Batı’dan daha fazla askeri yardım almasına yol açabilir.
NATO, saldırıyı şiddetle kınarken, ittifakın Doğu kanadındaki varlığını artırabileceği sinyali verildi. Avrupa Birliği ise Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor. Öte yandan, Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırıları, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya neden oluyor. Avrupa ülkeleri, kış aylarında enerji arz güvenliği konusunda endişelerini dile getiriyor.
Saldırının uluslararası hukuk açısından savaş suçu teşkil ettiği yönünde değerlendirmeler yapılırken, Ukrayna’nın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuracağı belirtiliyor. Rusya ise saldırılarının Ukrayna’nın askeri kapasitesini zayıflatmaya yönelik meşru hedeflere odaklandığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya’nın Kiev’e yönelik saldırıları, Karadeniz’e kıyısı olan Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, savaşın başından beri arabuluculuk rolü üstlenirken, bu tür yoğun saldırılar diplomasi çabalarını zora sokuyor. Ayrıca Rusya-Ukrayna savaşının enerji piyasalarına etkisi, Türkiye’nin enerji maliyetlerini ve tedarik çeşitlendirme stratejilerini etkiliyor. Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi kapsamında boğazlardan geçişlere ilişkin politikası ve Rusya ile dengeli ilişkileri, bu tür gelişmelerde daha da önem kazanıyor. Ankara’nın, insani krizlerin büyümesini önlemek için her iki tarafla diyaloğu sürdürmesi bekleniyor.