Filistinli teknokratlardan oluşan bir komite, İsrail saldırılarının ardından Gazze Şeridi’nin sivil yönetimini devralmaya hazır olduklarını duyurdu. Orta Doğu’da giderek karmaşıklaşan siyasi dengelerin ortasında gelen bu açıklama, Filistin yönetiminde yeni bir dönemin sinyallerini veriyor. Komite üyeleri, başta altyapının yeniden inşası ve kamu hizmetlerinin sağlanması olmak üzere, acil ihtiyaçlara odaklanacaklarını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Söz konusu teknokrat komite, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) çatısı altında, siyasi aidiyetleri olmayan uzmanlardan oluşuyor. Komitenin amacı, uzun süredir Hamas yönetiminde olan Gazze’de, siyasi çekişmelerin dışında kalarak halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak. Komite sözcüsü yaptığı açıklamada, “Gazze’deki kardeşlerimizin acılarını dindirmek için tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz. Amacımız, siyasi değil, insani bir yönetim sağlamak” ifadelerini kullandı.
İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlayan geniş çaplı saldırıları, Gazze’de büyük bir yıkıma yol açtı. Binlerce sivil hayatını kaybederken, altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Hastaneler, okullar ve su şebekeleri çalışamaz hale geldi. Bu ortamda, teknokrat komitenin devreye girmesi, uluslararası toplum tarafından da destekleniyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insani yardım kuruluşları, komiteyle iş birliği yapmaya hazır olduklarını bildirdi.
Ancak komitenin önünde ciddi engeller var. Hamas’ın bölgedeki fiili gücü ve İsrail’in Gazze’ye yönelik blokajı, yönetim çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Filistin Yönetimi’nin Batı Şeria’daki otoritesi ile Gazze arasındaki siyasi bölünme, komitenin meşruiyetini tartışmaya açıyor. Uzmanlar, komitenin başarısının, hem İsrail’in güvenlik politikalarına hem de Hamas’ın tutumuna bağlı olduğunu vurguluyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Gazze’nin yönetimi, sadece Filistin meselesinin değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki güç dengelerinin de merkezinde yer alıyor. Mısır, Katar ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler, Filistin içinde birliğin sağlanmasını ve Gazze’nin yeniden imarını destekliyor. Özellikle Mısır, İsrail ve Hamas arasında arabuluculuk yaparak kalıcı bir ateşkes sağlanmasına çalışıyor. Bu bağlamda, teknokrat komitenin ortaya çıkışı, bölgesel barış çabalarına yeni bir boyut kazandırabilir.
Küresel ölçekte ise ABD ve Avrupa Birliği, Gazze’de sivil bir yönetimin kurulmasını destekliyor. Ancak Batılı ülkeler, Hamas’ın terör listesinde yer alması nedeniyle doğrudan onunla muhatap olmaktan kaçınıyor. Bu nedenle, Hamas dışındaki bir yapının yönetimi üstlenmesi, uluslararası yardımların akışını hızlandırabilir. Öte yandan, İran ve Hizbullah gibi aktörler, komitenin bağımsızlığını sorguluyor ve bu girişimi Filistin davasını zayıflatma olarak görüyor.
Komitenin Gazze’de etkili olabilmesi, sadece siyasi iradeye değil, aynı zamanda maddi kaynaklara da bağlı. Yeniden imar için milyarlarca dolara ihtiyaç var. Bu fonun sağlanması, uluslararası toplumun siyasi iradesine ve bölgedeki istikrara bağlı olacak. Şu an için teknokrat komite, umut vadeden ancak kırılgan bir yapı olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve Gazze’ye yönelik insani yardımlarıyla biliniyor. Teknokrat komitenin yönetime gelmesi, Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunu kullanabileceği yeni bir alan açabilir. Ankara, daha önce de Filistinli gruplar arasında diyalog ve uzlaşı çabalarını desteklemişti. Bu komite, Hamas ve El Fetih arasındaki bölünmeyi aşma potansiyeli taşıdığı için Türkiye tarafından olumlu karşılanabilir. Ayrıca, Türk şirketlerinin Gazze’nin yeniden imarında rol alması, ekonomik iş birliğini de geliştirebilir. Ancak Hamas’la ilişkiler ve İsrail’le normalleşme süreci gibi hassas dengeler, Ankara’nın atacağı adımları şekillendirecektir.