İngiltere'de doğan bir kişinin ortalama yaşam süresi rekor seviyeye ulaşmış olsa da, ülkenin kuzey ve güney bölgeleri arasındaki uçurum giderek büyüyor. King's Fund adlı düşünce kuruluşunun yayımladığı yeni rapora göre, İngiltere genelinde erkekler ortalama 80 yıl, kadınlar ise 83,8 yıl yaşıyor. Ancak bu iyileşmeler ağırlıklı olarak güney bölgelerde kaydedilirken, kuzeyde yaşayanlar kalp hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarıyla daha sık karşılaşıyor. Uzmanlar, bu eşitsizliğin ekonomik ve sosyal faktörlerden kaynaklandığını belirtiyor.
Raporun temel bulguları
King's Fund'ın 'Yaşam Beklentisi ve Sağlık Eşitsizlikleri: Kuzey-Güney Uçurumu' başlıklı raporu, 2011-2019 yılları arasındaki verileri inceledi. Bu dönemde, İngiltere'nin kuzeydoğusunda yaşayan erkeklerin yaşam beklentisinin 77,5 yıl, kadınların ise 81,2 yıl olduğu tespit edildi. Buna karşılık, güneydoğuda erkekler 81,4 yıl, kadınlar 84,7 yıl yaşıyor. Kuzeydoğu ile güneydoğu arasındaki fark erkeklerde 3,9 yıl, kadınlarda ise 3,5 yıl olarak hesaplandı. On yıl önce bu fark erkeklerde 2,9 yıl, kadınlarda 2,6 yıl seviyesindeydi.
Ayrıca, rapor sağlıklı yaşam süresi konusunda da ciddi eşitsizliklere dikkat çekiyor. Kuzeydeki insanlar, güneydeki akranlarına kıyasla daha kısa süre sağlıklı yaşıyor. Örneğin, kuzeydoğuda yaşayan erkeklerin sağlıklı yaşam beklentisi 61 yıl iken, güneydoğuda bu süre 67 yıl. Kadınlarda ise bu fark 59 yıl ile 68 yıl arasında değişiyor. Bu durum, kuzeydeki insanların daha uzun süre kronik hastalıklarla mücadele ettiğini gösteriyor.
Nedenleri ve sonuçları
Uzmanlar, bu eşitsizliğin arkasında birçok faktörün yattığını söylüyor. Ekonomik gerileme, sanayi sektöründeki daralma, yetersiz sağlık hizmetleri ve sağlıksız yaşam tarzı alışkanlıkları kuzey bölgelerde daha belirgin. King's Fund Direktörü Dr. Veena Raleigh, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, 'Bu tablo, sağlık eşitsizliklerinin önlenebilir olduğunu gösteriyor. Politika yapıcılar, bölgesel farklılıkları azaltmak için acil önlem almalı' dedi. Ayrıca, hükümetin 'Eşitsizlikleri Azaltma Stratejisi' kapsamında attığı adımların henüz yetersiz kaldığı belirtiliyor.
Kuzey bölgelerde yüksek oranda sigara içme, obezite ve fiziksel aktivite eksikliği gibi risk faktörleri de yaşam süresini olumsuz etkiliyor. Kalp hastalıkları, diyabet ve solunum yolu hastalıkları bu bölgelerde daha yaygın. Bu durum, sağlık sistemine ek yük getiriyor ve NHS'nin kaynaklarını dengesiz dağılımına neden oluyor.
Küresel bağlam ve gelecek perspektifi
İngiltere'deki bu durum, birçok gelişmiş ülkede görülen bölgesel eşitsizliklerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Benzer sorunlar ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde de yaşanıyor. Uzmanlar, ekonomik kalkınmanın sağlık üzerindeki etkisinin küresel ölçekte dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Raporda ayrıca, COVID-19 salgınının bu eşitsizlikleri daha da derinleştirdiğine dikkat çekiliyor. Salgın, kuzey bölgelerde daha yüksek ölüm oranlarına yol açtı ve mevcut sağlık sorunlarını katladı. Uzmanlar, hükümetin bu soruna yönelik kapsamlı bir plan uygulaması gerektiğini, aksi takdirde önümüzdeki yıllarda farkın daha da açılabileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki kuzey-güney yaşam süresi farkı, Türkiye'deki bölgesel eşitsizlikleri akla getiriyor. Türkiye'de de doğu ve batı bölgeleri arasında yaşam süresi ve sağlık hizmetlerine erişim açısından benzer farklılıklar bulunuyor. Bu durum, sağlık politikalarının bölgesel ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye, Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü programlarla kırsal ve dezavantajlı bölgelere yönelik çalışmalarını sürdürüyor. İngiltere deneyimi, sürdürülebilir sağlık eşitliği için ekonomik kalkınma ve sosyal politikaların entegre edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.