İngiltere, Salı günü Fransa ve Kanada ile koordineli olarak işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara ticaret yasağı getirdiğini açıkladı. Reuters'ın Londra ve Tel Aviv kaynaklı haberine göre, bu adım İsrail'e yönelik son yaptırım dalgasını oluşturuyor. İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, yasağın uluslararası hukuka aykırı yerleşim faaliyetlerine karşı olduğu ve iki devletli çözüm vizyonunu desteklediği belirtildi. Fransa ve Kanada'nın da eş zamanlı benzer önlemler alması, Batılı müttefikler arasında İsrail politikalarına yönelik artan ortak tepkinin göstergesi olarak yorumlanıyor.
Yaptırımın Kapsamı ve Arka Planı
İngiltere'nin açıkladığı ticaret yasağı, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinde üretilen ve İngiltere pazarına giren ürünleri kapsıyor. Bu ürünler arasında tarım ürünleri, kozmetik, tekstil ve bazı işlenmiş gıdalar bulunuyor. Yasağın uygulanması için gümrük ve ithalat denetimlerinin sıkılaştırılacağı, yerleşim menşeli olduğu tespit edilen malların piyasadan çekileceği ifade edildi. İngiliz yetkililer, kararın Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygun olduğunu savunuyor.
Fransa, benzer şekilde yerleşim ürünlerine yönelik ithalat yasağını genişlettiğini duyurdu. Fransız hükümeti, 2023'ten bu yana uygulanan etiketleme düzenlemelerinin ardından şimdi doğrudan ticari kısıtlamalara gitti. Kanada ise, İsrail ile olan serbest ticaret anlaşması kapsamında yerleşim mallarının menşe belgelerinde belirtilmesi zorunluluğunu getirdi ve ihlal durumunda yaptırım uygulayacağını açıkladı. Kanada Dışişleri Bakanı, "Uluslararası hukuka saygı çerçevesinde, işgal altındaki topraklardaki yasa dışı yerleşimlerden kaynaklanan ticari faaliyetleri desteklemeyeceğiz" dedi.
Bu koordineli hamle, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim genişlemesine yönelik uluslararası tepkilerin son halkası. Son aylarda Avrupa Birliği de yerleşim ürünlerinin etiketlenmesi konusunda adımlar atmış, ancak tam bir ticaret yasağı konusunda üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları bulunuyordu. İngiltere, Fransa ve Kanada'nın ortak hareketi, AB'nin daha cesur adımlar atması için baskı oluşturabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail yönetimi, kararı derhal kınadı. İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yaptırımların "ayrımcı ve haksız" olduğunu, İsrail'in meşru güvenlik ihtiyaçlarını görmezden geldiğini savundu. İsrail, Batı Şeria'daki yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olmadığını, bölgenin tarihsel ve dini bağlarla İsrail'e ait olduğunu öne sürüyor. Ancak Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin çeşitli kararları, yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor.
Yaptırımlar, İsrail ekonomisi üzerinde sınırlı da olsa bir etki yaratabilir. Batı Şeria'daki yerleşimlerden yapılan ihracatın yıllık değeri yüz milyonlarca doları buluyor ve bu ürünler başta Avrupa olmak üzere dünya pazarlarında alıcı buluyor. İngiltere, Fransa ve Kanada'nın toplam ithalatı içinde bu ürünlerin payı küçük olsa da, sembolik etkisi büyük. Diğer ülkelerin de benzer adımlar atması halinde İsrail'in dış ticaretinde daha ciddi bir daralma yaşanabilir.
Öte yandan, bu gelişme İsrail'in en yakın müttefiki ABD ile ilişkilerinde de yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. ABD yönetimi, yerleşim faaliyetlerini eleştirmekle birlikte, İsrail'e yönelik yaptırım konusunda isteksiz davranıyor. İngiltere, Fransa ve Kanada'nın ABD'den bağımsız hareket etmesi, Batı ittifakı içinde İsrail politikaları konusunda bir çatlak olduğunu gösteriyor. Bu durum, Orta Doğu barış sürecinde Avrupa'nın daha aktif bir rol oynama isteğinin bir yansıması olarak da okunabilir.
Uzmanlar, yaptırımların doğrudan İsrail'i müzakere masasına döndürmeye yetmeyeceğini, ancak uluslararası baskının artmasının uzun vadede etkili olabileceğini belirtiyor. İki devletli çözümün canlandırılması için Filistin yönetiminin güçlendirilmesi ve bölgesel aktörlerin (Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan) desteğinin alınması gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarını uzun süredir eleştiriyor ve iki devletli çözümü destekliyor. İngiltere, Fransa ve Kanada'nın yaptırım kararı, Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirebilir ve uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik daha fazla baskı kurulması için zemin hazırlayabilir. Ancak bu adımlar, Türkiye'nin İsrail ile olan ticari ilişkilerini doğrudan etkilemez; zira Türkiye 2024'te İsrail ile ticareti askıya almıştı. Bölgesel istikrar açısından, Batılı ülkelerin Filistin meselesinde daha aktif rol alması, Türkiye'nin diplomatik girişimlerine paralel bir hat oluşturabilir. Yine de yaptırımların sınırlı kalması, Türkiye'nin beklentilerini tam olarak karşılamayabilir.