İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer, 16 yaş altındaki çocukların büyük sosyal medya platformlarına erişimini tamamen yasaklayacak çarpıcı bir düzenlemeyi bugün resmen açıkladı. Hükümetin dijital çağda çocukları koruma hedefiyle hazırladığı bu yasa tasarısı, Birleşik Krallık'ı bu alanda dünyanın en katı kurallarına sahip ülkelerinden biri haline getirecek. Starmer, başkent Londra'da düzenlediği basın toplantısında, bu adımın artan çevrim içi riskler, siber zorbalık ve zihinsel sağlık sorunları karşısında "bir zorunluluk" olduğunu vurguladı. Yeni düzenleme, TikTok, Instagram, Snapchat ve YouTube gibi platformları kapsarken, yasak uygulamasının nasıl denetleneceği ve uyulmaması halinde hangi yaptırımların uygulanacağı ise merak konusu oldu.
Düzenlemenin Detayları ve Gerekçeleri
Başbakan Starmer, hükümetin konuyla ilgili teknik çalışmalarını tamamladığını belirterek, yasağın temel amacının çocukları zararlı içeriklerden, bağımlılık yapıcı algoritmalardan ve kişisel verilerinin kötüye kullanılmasından korumak olduğunu söyledi. Yeni yasaya göre, 16 yaşından küçük hiçbir kullanıcı, sosyal medya platformlarında hesap açamayacak veya mevcut bir hesabı kullanmaya devam edemeyecek. Platformlar, kullanıcılarının yaşlarını doğrulamak için resmi kimlik belgeleri, ebeveyn onayı veya biyometrik veri gibi yöntemler kullanmak zorunda kalacak. Ayrıca, 16-18 yaş arasındaki gençler için de platformların, otomatik kaydırma (infinite scroll) ve bildirimlerin saatlik sınırlandırılması gibi "bağımlılık azaltıcı" tasarım kurallarına uyması gerekecek. Hükümet, yasaya uymayan şirketlere küresel cirolarının yüzde 10'una kadar para cezası, hatta Birleşik Krallık'ta faaliyet gösterme yasağı getirilmesini öngörüyor.
Starmer, konuşmasında, "Çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel sağlığı, büyük teknoloji şirketlerinin kâr hırsından daha önemlidir" ifadelerini kullandı. İngiltere'de son yıllarda yapılan araştırmalar, 12-15 yaş arasındaki gençlerin yüzde 80'inin düzenli olarak sosyal medya kullandığını, bu yaş grubunda kaygı bozukluğu, uyku sorunları ve depresyon oranlarının son beş yılda yüzde 40 arttığını ortaya koyuyor. Özellikle 2023'te genç bir kızın sosyal medya kaynaklı siber zorbalık sonucu intihar etmesi, kamuoyunda büyük tepki çekmiş ve hükümeti harekete geçmeye zorlamıştı. Avam Kamarası'nda yapılan oylamada tüm partilerin desteğini alan yasa tasarısı, Kraliyet onayının ardından altı ay içinde yürürlüğe girecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu yasak, yalnızca İngiltere'yi değil, sosyal medya devlerinin iş modellerini ve diğer ülkelerin düzenlemelerini de yakından ilgilendiriyor. Birleşik Krallık, Avrupa Birliği'nden ayrıldıktan sonra dijital düzenleme konusunda kendi yolunu çiziyor. AB, 2024'te yürürlüğe giren Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile 18 yaş altı kullanıcılar için hedefli reklamları yasaklamış, ancak genel bir yaş sınırı getirmemişti. İngiltere'nin bu adımı, Avustralya'nın 2023'te 16 yaş altına getirdiği yasaklama girişimine benziyor; ancak İngiltere, platformların sorumluluğunu daha da artırarak "teknoloji şirketlerinin çocukların güvenliğini sağlaması gerektiği" prensibine dayanıyor. Uzmanlar, bu yasağın başarılı olması halinde diğer ülkeler için de emsal teşkil edeceğini belirtiyor. Özellikle Kanada, Fransa ve Almanya'nın benzer düzenlemeler üzerinde çalıştığı biliniyor. Öte yandan, Meta, TikTok ve Google gibi şirketler, yasağın "uygulanamaz" olduğunu savunarak, yaş doğrulama teknolojilerinin gizliliği ihlal edebileceği ve sansüre yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu tartışmalar, küresel çapta dijital platformların sorumluluğu ve çocuk hakları arasındaki dengeyi yeniden tanımlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin bu düzenlemesi, Türkiye'de de benzer tartışmaları alevlendirebilir. Türkiye'de 2021'de çıkarılan Dijital Ortamda Çocuk Haklarının Korunması Kanunu, 13 yaş altı çocukların sosyal medyada hesap açmasını ebeveyn iznine bağlamış, ancak etkin denetim ve caydırıcı cezalar konusunda zayıf kalmıştı. İngiltere'nin daha katı yaptırımları, Türk kamuoyunda yeni bir düzenleme talebini gündeme getirebilir. Özellikle son yıllarda Türkiye'de de gençler arasında dijital bağımlılık ve siber zorbalık vakalarının artması, bu alanda hukuki boşluğu gözler önüne seriyor. Ankara, Avrupa standartlarına uyum süreci kapsamında, mevcut yasayı güncellemek veya İngiltere'deki modele benzer bir yaş sınırı getirmek zorunda kalabilir. Ancak, Türkiye'deki sosyal medya platformlarının büyük bir kısmının yabancı şirketler olması, yerel düzenlemelerin uygulanmasını güçleştiriyor. Bu nedenle, Türkiye'nin uluslararası iş birliği ve teknolojik altyapı yatırımlarını artırması kaçınılmaz görünüyor.