İngiltere'de ikinci bir parlamento komitesi, Amerikan veri analizi şirketi Palantir Technologies ile Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) arasında imzalanan 330 milyon sterlinlik (yaklaşık 420 milyon dolar) veri yönetimi sözleşmesinin iptal edilmesi çağrısında bulundu. Bilim ve Teknoloji Komitesi'nin ardından, çapraz parti desteğine sahip bir grup milletvekili de sözleşmenin 'ciddi bir güvensizlik' yarattığını belirterek Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümetine alternatif seçenekleri değerlendirme çağrısı yaptı. Karar, Palantir'in veri gizliliği ve etik kullanımı konusundaki tartışmaların odağında yer almasıyla birlikte geliyor.
Sözleşme Tartışmaları ve Güvensizlik
Palantir, 2003 yılında Peter Thiel ve Alex Karp gibi isimler tarafından kurulan ve özellikle ABD istihbarat teşkilatlarıyla yaptığı sözleşmelerle bilinen bir şirket. NHS ile yapılan anlaşma, hastane kayıtları, randevu sistemleri ve hasta verilerini yönetmek için Palantir'in 'Foundry' platformunun kullanılmasını öngörüyor. Ancak milletvekilleri, şirketin geçmişteki tartışmalı uygulamaları ve veri güvenliği endişeleri nedeniyle bu sözleşmenin kamu yararına olmadığını savunuyor. Bilim ve Teknoloji Komitesi, sözleşmenin rekabete aykırı bir şekilde verildiğini ve alternatif yerli çözümlerin göz ardı edildiğini öne sürdü.
Milletvekilleri, Palantir'in NHS verilerine erişiminin genişletilmesinin, hastaların özel bilgilerinin ticari amaçlarla kullanılmasına kapı aralayabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, şirketin ABD'de göçmenlik ve polislik gibi alanlardaki işbirliği nedeniyle eleştirilmesi, bu sözleşmenin etik boyutunu tartışmaya açıyor. İşçi Partisi hükümeti, sözleşmenin NHS'in dijital dönüşümü için kritik olduğunu belirtse de, artan siyasi baskı karşısında geri adım atmak zorunda kalabilir.
Küresel Boyut ve Dijital Egemenlik
Bu gelişme, yalnızca İngiltere'de değil, Avrupa genelinde yabancı teknoloji şirketlerinin kamu sağlık verilerine erişimi konusundaki endişeleri yansıtıyor. Avrupa Birliği, Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) ile vatandaşların verilerini korumaya çalışırken, İngiltere'nin Brexit sonrası ABD merkezli şirketlerle yaptığı anlaşmalar dikkat çekiyor. Palantir sözleşmesi, dijital egemenlik ve veri güvenliği kavramlarının önemini bir kez daha gündeme getirirken, İngiltere'nin kendi teknoloji altyapısını geliştirme ihtiyacını da ortaya koyuyor. Analistler, bu tür sözleşmelerin ulusal güvenlik riskleri oluşturabileceğini ve yerli teknoloji firmalarının teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, sağlık alanında dijital dönüşüm ve veri yönetimi konularında benzer tartışmalarla karşı karşıya. Kamu sağlık verilerinin yabancı şirketler tarafından yönetilmesi, ulusal güvenlik ve veri egemenliği açısından risk oluşturabilir. İngiltere'deki Palantir tartışması, Türkiye'nin kendi sağlık bilişim altyapısını yerli imkanlarla geliştirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Ayrıca, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında, uluslararası veri transferlerine ilişkin düzenlemelerin sıkılaştırılması yönünde adımlar atılması, benzer endişelerin önüne geçebilir. Türkiye, bu süreçten çıkarılacak derslerle veri güvenliği politikalarını gözden geçirebilir.