Husiler, Suudi Arabistan liderliğindeki askeri koalisyonun Yemen genelinde son 24 saat içinde 28 hava saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, saldırıların başkent Sanaa ve çevresindeki bölgelerde yoğunlaştığını, sivil yerleşim alanlarının da hedef alındığını öne sürdü. Suudi Arabistan'dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Saldırıların Arka Planı ve Bölgedeki Gerginlik
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaş, Husiler ile Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015 yılından itibaren Husilerin ilerleyişini durdurmak amacıyla hava operasyonları düzenliyor. Husiler ise zaman zaman Suudi Arabistan topraklarına yönelik füze ve İHA saldırıları gerçekleştiriyor.
Son 24 saatte yoğunlaşan saldırılar, bölgede ateşkes çabalarının sonuçsuz kalmasının ardından geldi. Birleşmiş Milletler ve uluslararası aktörler, defalarca ateşkes çağrısı yapmasına rağmen taraflar arasında kalıcı bir anlaşma sağlanamadı. Husiler, saldırıların sivil altyapıyı hedef aldığını ve insani krizi derinleştirdiğini belirtiyor. Suudi Arabistan ise operasyonların askeri hedeflere yönelik olduğunu ve meşru müdafaa kapsamında gerçekleştirildiğini savunuyor.
Yemen'deki çatışmalar, ülkeyi dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı. Milyonlarca insan yerinden edildi, gıda ve sağlık hizmetlerine erişim ciddi şekilde kısıtlandı. Uluslararası yardım kuruluşları, saldırıların sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki savaş, yalnızca ülke içi bir çatışma değil; aynı zamanda bölgesel bir vekalet savaşı olarak görülüyor. Suudi Arabistan ve müttefikleri, Husileri İran'ın bölgedeki etkisini yayma aracı olarak değerlendiriyor. İran ise Husilere siyasi destek verdiğini kabul etmekle birlikte askeri yardım iddialarını reddediyor. Bu durum, Basra Körfezi'nde tansiyonu yükselterek küresel enerji güvenliğini tehdit ediyor.
ABD, Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlarken, son yıllarda Yemen'e yönelik saldırılara verdiği destek nedeniyle uluslararası kamuoyunda eleştirilerin hedefi oldu. Biden yönetimi, Suudi Arabistan'a yönelik saldırı desteklerini kısıtlama sinyali vermiş ancak Husilerin Suudi topraklarına yönelik saldırıları karşısında Riyad'a güvenlik garantileri sunmayı sürdürdü. Birleşmiş Milletler, taraflar arasında müzakerelerin yeniden başlatılması için çaba harcıyor; fakat sahada artan şiddet, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir tutum izlemeye özen göstererek diplomatik çözüm çağrıları yapıyor. Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olan Ankara için Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı üzerinden küresel ticareti ve enerji arz güvenliğini doğrudan etkiliyor. Ayrıca Husilerin Suudi topraklarına yönelik saldırıları, Körfez'de tansiyonu yükselterek Türkiye'nin bölgesel ekonomik çıkarlarını riske atabilir. Türkiye, insani yardım koridorlarının açık tutulması ve ateşkesin sağlanması için uluslararası çağrılara destek veriyor.