Yemen'deki Ensarullah hareketinin (Husiler) lideri Abdul-Malik el-Husi, 3 Nisan 2025 Perşembe günü yaptığı televizyon konuşmasında, İsrail'in Somaliland'da bir varlık oluşturma girişimlerine karşı çıktıklarını ve bu yöndeki herhangi bir adıma misilleme yapacaklarını açıkladı. El-Husi, İsrail'in Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki çıkarlarını genişletmek amacıyla Somaliland'da askeri ve istihbari üsler kurmaya çalıştığını öne sürdü. Bu açıklama, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında Somaliland'da bir deniz üssü kurulmasına yönelik görüşmeler yapıldığı yönündeki haberlere bir yanıt olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Somaliland'ın stratejik önemi
Somaliland, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konuma sahip, tek taraflı bağımsızlık ilan etmiş ancak uluslararası alanda tanınmamış bir bölgedir. Kızıldeniz'in güney girişinde, Babülmendep Boğazı'na yakın olması, burasını küresel deniz ticareti ve askeri varlık açısından kritik bir nokta haline getiriyor. İsrail, İran destekli Husilerin bölgede artan etkisine karşı koymak ve Kızıldeniz'deki deniz güvenliğini sağlamak amacıyla Somaliland'da bir varlık elde etmeye çalışıyor. BAE de benzer şekilde Somali ve Yemen'de askeri üsler kurarak bölgede nüfuzunu artırmış durumda. Husiler, 2023'ün sonlarından bu yana İsrail'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenliyor ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki savaşı nedeniyle Kızıldeniz'deki gemi geçişlerini hedef alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Husi-İsrail çatışması kızışıyor
El-Husi'nin tehditleri, Husilerin İsrail ve müttefiklerine karşı angajmanını genişlettiğini gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda Husiler, Yemen'den İsrail topraklarına balistik füzeler fırlattı ve Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı olduğunu iddia ettikleri ticari gemilere saldırdı. ABD ve İngiltere, Husileri caydırmak için Yemen'deki hedeflere hava saldırıları düzenledi, ancak bu saldırılar Husilerin askeri kapasitesini tamamen ortadan kaldıramadı. Somaliland'daki olası bir İsrail varlığı, Husiler için yeni bir tehdit oluştururken, aynı zamanda İran'ı da doğrudan ilgilendiriyor. Tahran, Husilere silah ve teknoloji sağlayarak onların İsrail ve Suudi Arabistan'a karşı mücadelesini destekliyor. Bu durum, bölgesel güç dengesinde yeni bir cephe açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki çıkarları açısından önem taşıyor. Türkiye, Somali'de askeri üs bulunduran ve Katar'la işbirliği içinde bölgesel istikrarı destekleyen bir aktör olarak, Somaliland'daki olası bir İsrail varlığının bölgesel gerilimi artırabileceğini değerlendirmelidir. Husilerin saldırıları Kızıldeniz'deki ticaret yollarını tehdit ediyor; bu durum Türkiye'nin deniz ticareti ve enerji ithalatı üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Ankara'nın, İsrail-Filistin çatışmasının bölgeye yansımalarını yönetirken, Somaliland krizinde dengeli bir pozisyon alması beklenir. Türkiye'nin Somali'deki askeri işbirliği ve doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları gibi konular düşünüldüğünde, bu gelişme Ankara'nın bölgesel politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.