İtalya, Hollanda Başbakanı Mark Rutte'nin, Avrupa Birliği'nin İran'a karşı olası bir askeri müdahaleye 'büyük' destek verdiği yönündeki iddialarını kesin bir dille reddetti. Middle East Eye'ın haberine göre, İtalya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Rutte'nin bu açıklamasının 'gerçeği yansıtmadığını' belirterek, İtalya'nın İran'a karşı askeri bir operasyona asla destek vermeyeceğini vurguladı. Açıklamada, 'İtalya, uluslararası hukuka dayalı barışçıl çözümleri savunur ve askeri müdahaleye karşıdır' ifadeleri kullanıldı. Rutte, daha önce yaptığı bir konuşmada, AB ülkelerinin çoğunluğunun İran'a yönelik savaşı desteklediğini öne sürmüştü.
Gelişmenin arka planı
Hollanda Başbakanı Mark Rutte, 24 Ocak 2024 tarihinde Brüksel'de düzenlenen bir basın toplantısında, AB üyesi ülkelerin 'büyük bir çoğunluğunun' İran'a karşı askeri seçenekleri de içeren bir yaklaşımı benimsediğini söylemişti. Rutte'nin bu sözleri İtalya başta olmak üzere birçok AB ülkesi tarafından tepkiyle karşılandı. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İtalyan parlamentoda yaptığı konuşmada, 'İtalya'nın bu tür bir maceraya asla izin vermeyeceğini' belirtti. Tajani ayrıca, 'İran ile diyalog ve diplomasi yolunun açık tutulması gerektiğini' ifade etti.
Ortadoğu'da tansiyonu düşürmek için yoğun diplomatik çabalar sürerken, Rutte'nin açıklamaları AB içinde yeni bir tartışma başlattı. Fransa ve Almanya gibi ülkeler ise henüz resmi bir açıklama yapmamakla birlikte, İtalya'nın duruşuna destek veren sinyaller gönderdi. AB Dış İlişkiler Konseyi'nin önümüzdeki hafta konuyu gündemine alması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İtalya'nın bu net tutumu, Avrupa'nın İran politikasında olası bir kırılma noktasına işaret ediyor. ABD ve İsrail, İran'ın nükleer programı ve bölgesel güvenlik tehditleri nedeniyle daha sert bir pozisyon benimserken, Avrupa ülkeleri arasında tam bir mutabakat bulunmuyor. İtalya, özellikle Libya ve Orta Doğu'da artan gerilim nedeniyle askeri müdahalelerin bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracağını düşünüyor. Ayrıca, İtalya'nın Ukrayna savaşı sonrası enerji kriziyle mücadele ederken, İran'dan da önemli miktarda petrol ve doğalgaz ithal etmesi, İtalya'nın askeri adımlara karşı çıkmasında etkili olabilir. Rutte'nin iddialarına karşı İtalya'nın bu kadar güçlü bir ret cevabı vermesi, AB'nin ortak dış politikasının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Geçmiş ve gelecek perspektifi
İran ve Batı arasında son yıllarda yaşanan gerginlikler, 2015 nükleer anlaşması ABD'nin çekilmesiyle büyük bir darbe almıştı. AB, anlaşmayı kurtarmak ve İran'ı masada tutmak için yoğun çaba harcarken, bazı üye ülkeler İran'ın nükleer çalışmalarını ve bölgesel faaliyetlerini endişeyle izliyor. Ancak, İtalya'nın bu açık tavrı, AB içinde 'şahin' ve 'güvercin' kanatlar arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir. Öte yandan, Rutte'nin hangi ülke veya ülkeleri kastettiği belirsizliğini koruyor; bu da iddiaların siyasi bir manevra mı yoksa gerçek bir eğilim mi olduğu sorusunu akıllara getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu ve tarihsel bağları olan bir ülke olarak, bölgede olası bir savaştan en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. İtalya'nın savaş karşıtı tutumu, Türkiye'nin de son dönemde İran ile ticareti artırma çabaları ve enerji işbirliği ile örtüşüyor. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde İtalya önemli bir ortak; bu nedenle İtalya'nın duruşu, Ankara'nın AB nezdinde daha ılımlı bir İran politikası için destek bulmasına yardımcı olabilir. Ancak, İtalya'nın aksine Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta İran karşıtı aktörlerle zaman zaman işbirliği yapması, bu konuda hassas bir denge politikası izlemeyi gerektiriyor.