Hürmüz Boğazı'nda son günlerde ihtiyatlı bir canlanma yaşanıyor. Deniz trafiği analiz şirketi Kpler, sadece bir gün içinde boğazdan 31 doğrulanmış geçiş kaydetti. Bu sayı, bölgedeki gerilimin en yoğun olduğu dönemdeki seviyelere kıyasla düşük olsa da, son ayların en yüksek günlük ortalaması olarak dikkat çekiyor. Gelişme, ABD ile İran arasında varılan gayriresmî anlaşmanın boğazı operasyonel tutmaya devam ettiğini gösteriyor.
Anlaşmanın Ardındaki Denge
ABD ve İran'ın bu yıl başlarında Umman'da yürüttüğü dolaylı müzakereler sonucunda varılan anlaşma, İran'ın nükleer programını kısmen durdurması ve bazı tutuklu takası karşılığında ABD'nin 6 milyar dolarlık İran varlığını serbest bırakmasını öngörüyordu. Anlaşmanın deniz ticareti üzerindeki en önemli etkisi, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş garantisi oldu. Kpler verilerine göre, anlaşmanın ardından Hürmüz'den geçen petrol tankeri sayısı haftalık bazda %20 arttı. Ancak bu artış, 2023 başındaki seviyelerin hala gerisinde.
Kpler analistleri, şu anki geçiş hacminin sürdürülebilir olup olmadığının belirsiz olduğunu vurguluyor. Özellikle 60 günlük anlaşma süresinin dolmasına kısa bir süre kala, piyasa oyuncuları temkinli davranıyor. Anlaşmanın uzatılıp uzatılmayacağı veya daha kalıcı bir düzenlemeye dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda net bir işaret bulunmuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Karanlık Güzergah ve Belirsizlik
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise 'karanlık güzergah' olarak adlandırılan, gemilerin otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kapattığı faaliyetler. Bu yöntem, yaptırımlardan kaçmak için İran ve Venezüella gibi ülkeler tarafından sıklıkla kullanılıyor. Kpler, bu tür gölge faaliyetlerin azalmakla birlikte tamamen durmadığını ve toparlanmayı olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Bu nedenle boğazdaki herhangi bir aksama, küresel petrol fiyatlarını ve enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor. IEA verilerine göre, 2023'ün ikinci çeyreğinde boğazdan geçen petrol miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre %15 azalmıştı. Son dönemdeki iyileşme, bu kaybın bir kısmını telafi ediyor ancak piyasa, anlaşmanın ötesinde kalıcı bir istikrar arayışında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin kısmen normale dönmesi, enerji ithalatında büyük oranda boğaza bağımlı olan Türkiye için olumlu bir gelişmedir. Türkiye, ham petrol ve LNG ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden temin etmektedir. Boğazdaki güvenli geçiş, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve rafineri faaliyetleri için kritiktir. Ancak 60 günlük anlaşma sonrası belirsizlik, Türkiye'nin enerji tedarikini çeşitlendirme ve alternatif güzergahlar (örneğin Irak-Türkiye petrol boru hattı) geliştirme ihtiyacını yeniden gündeme getirmektedir. Türkiye, bölgesel bir enerji hub'ı olma hedefi doğrultusunda, Hürmüz'deki istikrarın sürekli olmasına stratejik önem vermektedir.