Hong Kong gümrüğü, Tayvan’dan gelen hemen her kitap kolilerini sıkı bir denetime tabi tutuyor. Tayvan Anakara İşleri Konseyi’nin (MAC) yaptığı açıklamaya göre, Hong Kong gümrük yetkilileri adadan gönderilen neredeyse tüm kitap sevkiyatını mercek altına alırken, bir lojistik şirketi de kitabevlerine siparişlerinin kentin ulusal güvenlik yasalarını ihlal etmediğinden emin olmaları konusunda uyarıda bulundu. Bağımsız kitabevleri ve lojistik firmaları, bu yeni uygulamaların kitap ticaretini ciddi şekilde etkilediğini belirtiyor.
Denetimlerin arka planı ve kapsamı
Hong Kong’da 2020 yılında yürürlüğe giren ulusal güvenlik yasası, kentteki siyasi ve toplumsal hayatı derinden etkiledi. Bu yasa kapsamında, özellikle Çin anakarası ile ilgili hassas konuları ele alan yayınlar sıkı takibe alındı. Tayvan, Çin’in bir parçası olarak kabul edilmesine rağmen, adada yayımlanan kitapların bazılarının Pekin yönetimini eleştiren içerikler taşıması, Hong Kong gümrüğünün bu sevkiyatlara özel bir hassasiyet göstermesine neden oluyor. MAC yetkilileri, son haftalarda denetimlerin belirgin şekilde arttığını ve neredeyse tüm kolilerin açılarak incelendiğini ifade etti. Bir lojistik firması ise müşterilerine, gönderdikleri kitapların “ulusal güvenliği tehdit edecek” herhangi bir içerik taşımaması gerektiğini bildiren bir yazı gönderdi. Bu yazıda, yasaklı yayınlarla ilgili net bir liste verilmezken, kitabevlerine “kendi inisiyatifleriyle” uygun olmayan yayınları ayıklamaları çağrısı yapıldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu denetimler, Hong Kong’un ulusal güvenlik yasasının uygulanmasıyla başlayan ve giderek genişleyen bir sansür sürecinin parçası olarak görülüyor. Tayvan’la kitap ticareti, iki bölge arasındaki kültürel ve akademik etkileşimin önemli bir ayağını oluşturuyor. Ancak Pekin yönetimi, Tayvan’dan gelen yayınların “ayrılıkçı” veya “Çin karşıtı” propagandayı yaygınlaştırmasından endişe ediyor. ABD ve Avrupa Birliği, Hong Kong’un özerk statüsünün zedelenmesine yönelik eleştirilerini sürdürürken, bu kitap denetimleri de uluslararası kamuoyunda ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Taiwan Book Publishers Association gibi sivil toplum kuruluşları, bu uygulamanın Tayvanlı yayıncıların Hong Kong pazarına erişimini kısıtlayacağını ve “entelektüel alışverişi” engelleyeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayvan-Hong Kong arasındaki kitap denetimleri, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, küresel ifade özgürlüğü ve ticaretin siyasallaşması bağlamında önem taşıyor. Türkiye, hem Asya’daki ekonomik ortaklıkları hem de Çin’le gelişen ilişkileri nedeniyle bu tür uygulamaları yakından izlemektedir. Ayrıca, Türkiye’nin kendi yayıncılık sektöründe benzer sansür tartışmaları yaşanmaktadır. Bu gelişme, uluslararası hukuk ve temel haklar çerçevesinde ifade özgürlüğünün sınırları konusunda Türk kamuoyunda bir farkındalık yaratabilir.