Hong Kong'da açık havada çalışan işçiler, yenilenen sıcak hava uyarı sistemi altında hâlâ yeterli dinlenme imkânına sahip olamayabilir. Bir milletvekili ve inşaat sektörü temsilcisi, daha yüksek alarm seviyelerinde tetiklenen iş molalarının yasalarca korunmadığını belirterek, sistemin işçi sağlığı açısından ciddi boşluklar içerdiğini ifade etti.
Yeni uyarı sistemi ve eleştiriler
Hong Kong hükümeti, perşembe günü yaptığı açıklamayla sıcak hava uyarı sistemini gözden geçirdiğini ve yeni bir yaklaşım benimsediğini duyurdu. Sistemin, işçilerin sıcak çarpması riskini azaltmak amacıyla tasarlandığı belirtilirken, uygulamanın işverenlerin inisiyatifine bırakılması eleştiri konusu oldu.
Hong Kong İnşaat Birliği sözcüsü, mevcut düzenlemelerin işverenleri bağlayıcı nitelikte olmadığını, bu nedenle yüksek sıcaklık uyarılarında işçilere tanınan dinlenme sürelerinin kağıt üzerinde kaldığını vurguladı. Sözcü, 'İşverenler iyi niyetle hareket etse de, yasal zorunluluk olmadığında uygulamada aksaklıklar yaşanabiliyor. Özellikle alt işverenler ve taşeronlar bu konuda isteksiz davranabiliyor.' dedi.
Yeni sistem, sıcaklık ve nem oranını birlikte değerlendiren bir ısı stresi endeksine dayanıyor ve üç aşamalı uyarı seviyesi öngörüyor: sarı, turuncu ve kırmızı. Kırmızı alarmda işverenlerin işçilere saat başı en az 15 dakika dinlenme sağlaması öneriliyor; ancak bu öneri yaptırıma bağlı değil.
Milletvekili Luk Chung-hung, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Sıcak hava dalgalarının sıklaştığı bir dönemde işçi sağlığını korumak için yasal düzenleme şart. Öneri niteliğindeki uygulamalar, özellikle düşük ücretli ve sendikasız işçiler için yetersiz kalıyor.' ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıl Hong Kong'da sıcak çarpması nedeniyle en az üç inşaat işçisinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu vakalar, mevcut koruma önlemlerinin yetersizliğini gözler önüne sermiş ve hükümeti yeni bir sistem üzerinde çalışmaya itmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong'daki bu gelişme, Asya genelinde artan sıcaklık rekorlarıyla mücadele eden diğer ülkelere de ışık tutuyor. Singapur, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, benzer uyarı sistemleri geliştirerek işçileri aşırı sıcaktan korumaya çalışıyor. Ancak yasal yaptırımların olmaması, bu sistemlerin etkinliğini zayıflatan ortak bir sorun olarak öne çıkıyor.
İklim değişikliğiyle birlikte aşırı sıcak günlerin sayısı küresel çapta artarken, işçi sağlığı ve verimliliği üzerindeki etkileri de büyüyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, aşırı sıcak her yıl dünya genelinde milyonlarca işçiyi olumsuz etkiliyor ve ekonomik kayıplara yol açıyor.
Uzmanlar, hükümetlerin yalnızca uyarı sistemleri geliştirmekle kalmayıp, işverenleri bağlayıcı düzenlemeler hayata geçirmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, iklim değişikliğinin etkileri arttıkça iş kazaları ve sağlık sorunlarının da artacağı uyarısında bulunuyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki sıcak hava uyarı sistemi tartışması, Türkiye için de önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye, özellikle yaz aylarında inşaat ve tarım sektörlerinde çalışan milyonlarca işçiyi aşırı sıcaklardan korumak için benzer sorunlarla karşı karşıya. Mevcut mevzuatta işçilere sıcak havalarda dinlenme hakkı tanınsa da, uygulamada denetim eksiklikleri yaşanabiliyor. Türkiye'nin, iklim değişikliğinin etkilerini göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerini güçlendirmesi, işverenleri yasal olarak bağlayıcı önlemler almaya teşvik etmesi büyük önem taşıyor. Bu konunun, Türkiye'nin İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı ile de uyumlu olarak ele alınması bekleniyor.