Hong Kong Özel Yönetim Bölgesi Başkanı John Lee Ka-chiu’nun Kazakistan ve Özbekistan’ı kapsayan Orta Asya ziyareti, bölgesel ekonomik işbirliğinde yeni bir sayfa açtı. Lee, ziyaret sırasında iki ülkeyle toplam değeri 1.65 milyar ABD dolarını bulan 96 ayrı anlaşmaya imza attıklarını duyurdu. Lider, bu anlaşmaları “son derece başarılı” olarak nitelendirirken, ziyaretin hükümetler ve iş dünyası arasındaki bağları güçlendirmede önemli bir adım olduğunu vurguladı. Anlaşmaların ticaret, yatırım, lojistik, finans ve kültürel değişim gibi geniş bir yelpazeye yayıldığı belirtiliyor.
Ziyaretin arka planı ve detayları
John Lee, 5-9 Eylül 2024 tarihleri arasında gerçekleştirdiği bu tarihi ziyarette önce Kazakistan’ın başkenti Astana’yı, ardından Özbekistan’ın başkenti Taşkent’i ziyaret etti. Her iki ülkede de üst düzey yetkililerle bir araya gelen Lee, Hong Kong’un finans ve lojistik alanındaki deneyimini Orta Asya’nın büyüyen ekonomilerine aktarma fırsatı buldu. Anlaşmalar arasında Hong Kong merkezli şirketlerin Kazakistan ve Özbekistan’da altyapı, enerji ve teknoloji projelerine yatırım yapmasını öngören mutabakatlar da yer alıyor. Ayrıca, iki ülke ile karşılıklı yatırımı teşvik ve koruma anlaşmaları (YATKA) imzalanması için müzakerelerin başlatılması konusunda prensipte anlaşmaya varıldı. Lee, Taşkent’te düzenlenen bir iş forumunda yaptığı konuşmada, “Hong Kong, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Orta Asya ile bağlantıları güçlendirmeye kararlıdır. Bu anlaşmalar, bölgesel ekonomik entegrasyona yönelik somut bir adımdır” ifadelerini kullandı.
Hong Kong’un Çin’e bağlı ancak ayrı bir gümrük bölgesi olması ve uluslararası finans merkezi konumu, bu tür anlaşmaların Çin’in Orta Asya’daki etkisini artırmaya yönelik daha geniş stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2013 yılında başlattığı Kuşak ve Yol Girişimi’nin kilit bölgelerinden biri olan Orta Asya, Pekin için hem enerji kaynaklarına erişim hem de yeni pazar fırsatları açısından kritik öneme sahip. Hong Kong’un bu anlaşmalarla, anakara Çin ile Orta Asya arasında bir köprü işlevi gördüğü yorumları yapılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong’un Orta Asya ile ekonomik ilişkilerini derinleştirmesi, bölgedeki güç dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle Batı yaptırımlarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde, Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkeler ekonomik çeşitlendirme arayışında. Çin ve Hong Kong, bu ülkelere hem yatırım hem de alternatif ticaret yolları sunuyor. Uzmanlar, Orta Asya’nın Çin’in “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı”nın merkezinde yer aldığını ve Hong Kong’un finansal hizmetlerindeki uzmanlığının bölgedeki büyük altyapı projelerine fon sağlamada kilit rol oynayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu anlaşmalar Hong Kong’un küresel ticaret savaşları ve pandemi sonrası toparlanma çabaları bağlamında kendine yeni ortaklar bulma stratejisinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong’un Kazakistan ve Özbekistan ile imzaladığı bu anlaşmalar, Türkiye’nin Orta Asya’daki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını doğrudan etkilemese de bölgesel rekabet bağlamında dikkatle izlenmelidir. Türkiye, tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle Orta Asya’da önemli bir yumuşak güce sahiptir; ancak Çin’in artan ekonomik nüfuzu, Türk şirketlerinin bölgedeki yatırım fırsatlarını daraltabilir. Öte yandan, Hong Kong’un finans merkezi olarak devreye girmesi, Türkiye’nin de Kuşak ve Yol Girişimi’ndeki rolünü güçlendirebilir. Bu gelişme, Ankara’nın Orta Asya ile ticari ve enerji işbirliklerini çeşitlendirme stratejisi açısından hem bir tehdit hem de fırsat olarak değerlendirilebilir.