İsrail, Lübnan ile varılan ateşkes anlaşmasına rağmen ülkeye yönelik askeri operasyonlarını durdurmayacağını duyurdu. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, 14 Eylül Perşembe günü yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğini ve Hizbullah'ın saldırılarını durdurması koşuluna bağlı olan ateşkes anlaşmasına rağmen saldırıların süreceğini belirtti. Bu açıklama, ABD'nin Lübnan ve İsrail arasında Hizbullah'ın ateşkesi ihlal etmemesi halinde yürürlüğe girecek bir anlaşmaya varıldığını duyurmasının ardından geldi.
Ateşkes Anlaşmasının Arka Planı
ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnan ve İsrail'in, Hizbullah'ın saldırılarını durdurması halinde yürürlüğe girecek bir ateşkes anlaşması üzerinde mutabık kaldığını açıklamıştı. Anlaşma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına dayanıyor ve Lübnan hükümetinin güney bölgesinde tam kontrol sağlamasını öngörüyor. Ancak Katz'ın açıklamaları, İsrail'in bu anlaşmayı uygulamaya niyetli olmadığını gösteriyor. Katz, 'Güvenlik kaygılarımız devam ediyor, Hizbullah'ın yeniden silahlanmasını önlemek için askeri varlığımızı sürdüreceğiz' ifadelerini kullandı. Bu durum, uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarına rağmen bölgedeki gerilimin devam edeceğine işaret ediyor.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını ancak İsrail'in işgalci tutumunun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Mikati, 'Lübnan egemenliğine saygı duyulmasını istiyoruz. İsrail askerlerinin ülkemizde kalması kabul edilemez' dedi. Hizbullah ise henüz resmi bir açıklama yapmadı ancak ateşkesin sadece kağıt üzerinde kaldığını belirten kaynaklar, örgütün saldırılarına devam edebileceğini ima etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail-Lübnan sınırındaki bu gelişmeler, Ortadoğu'da daha geniş bir çatışma riskini artırıyor. İran destekli Hizbullah ve İsrail arasında son haftalarda tırmanan gerilim, bölgesel güç dengelerini etkiliyor. ABD, ateşkes anlaşmasını duyurarak diplomatik bir başarı elde etmeye çalışsa da İsrail'in açıklamaları Washington'un nüfuzunu sorgulatıyor. Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri, taraflara itidal çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler ateşkesin uygulanması için Lübnan'a ek barış gücü göndermeyi değerlendiriyor. Öte yandan, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları da devam ediyor; bu durum, İsrail ordusunun iki cephede birden mücadele etmesine neden oluyor. Uzmanlar, İsrail'in Lübnan'daki saldırganlığının, Hizbullah'ın caydırıcılığını artırma girişimi olduğunu ve tırmanma riski taşıdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması için diplomatik çabalarını sürdürürken, İsrail'in ateşkes anlaşmasını ihlal eden tutumu Ankara'nın endişelerini artırmaktadır. Türkiye, daha önce Lübnan'da barışı destekleyen bir pozisyon almış ve BM barış gücüne asker göndermiştir. Bu gelişme, Türk dış politikasının Doğu Akdeniz'deki denge arayışını etkileyebilir. Ayrıca, çatışmaların yayılması halinde Türkiye'nin sınır güvenliği ve mülteci akınları açısından risklerle karşılaşması olasıdır. Ekonomik olarak, bölgedeki istikrarsızlık enerji fiyatlarını ve ticaret yollarını etkileyebilir, bu da Türkiye'nin bölgesel ticaret hedeflerini zora sokabilir. Ankara'nın mevcut durumda tarafları ateşkese uymaya çağırması ve diplomatik girişimlerde bulunması beklenmektedir.