Hizbullah, İsrail ile varılmaya çalışılan son ateşkes anlaşmasını reddettiğini açıkladı. Örgütün lideri Naim Kasım, yazılı bir bildiriyle, anlaşmanın Hizbullah savaşçılarının güney Lübnan'dan çekilmesini şart koşmasını 'teslimiyet, yenilgi ve düşmanın hedeflerine ulaşması' olarak nitelendirdi. Açıklamanın hemen ardından İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında 4 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından tırmanmıştı. Hizbullah, Hamas'ı desteklemek amacıyla İsrail'in kuzeyindeki askeri noktalara roket ve insansız hava aracı saldırıları başlatmıştı. Bu durum, İsrail-Lübnan sınırında 2006 savaşından bu yana en ciddi çatışmalara yol açtı. Taraflar arasında son haftalarda ateşkes için uluslararası çabalar yoğunlaşmıştı. ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde, Hizbullah'ın silahlı güçlerini Litani Nehri'nin kuzeyine çekmesi, İsrail'in ise Lübnan topraklarındaki askeri operasyonlarını durdurması öngörülüyordu. Ancak Hizbullah, ateşkesin, 'İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının tamamen durması' şartına bağlı olduğunu vurgulamıştı. Naim Kasım'ın son açıklaması, taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının ne denli derin olduğunu ortaya koyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hizbullah'ın ateşkesi reddetmesi, bölgede daha geniş çaplı bir savaş riskini artırıyor. İsrail, Gazze'deki Hamas'a yönelik operasyonlarını sürdürürken kuzey sınırından da Hizbullah tehdidiyle karşı karşıya. Uzmanlar, iki cephede birden mücadele etmenin İsrail için askeri ve ekonomik açıdan zorlayıcı olduğunu belirtiyor. Hizbullah'ın liderliğindeki direniş, İran'ın da desteğini arkasına alıyor. İran, Hizbullah'ı Lübnan'daki en önemli vekil gücü olarak görüyor ve örgüte önemli ölçüde finansal ve askeri yardım sağlıyor. Bu durum, İsrail-İran gerilimini de doğrudan etkiliyor. ABD, bölgedeki müttefiki İsrail'i desteklerken, Fransa gibi ülkeler diplomatik çözüm için çaba harcıyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın temelini oluşturuyor. Karar, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını ve Lübnan ordusunun güneyde konuşlanmasını öngörüyor, ancak yıllardır uygulanamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hizbullah-İsrail çatışmasının tırmanması, Türkiye'nin bölgesel güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanları konusunda İsrail ve Lübnan ile potansiyel iş birliği fırsatlarına sahip. Ancak bu iş birliği, bölgedeki istikrara bağlı. Türkiye, ayrıca İran ve Hizbullah'ın Şii eksenine karşı Sünni blokta yer alan ülkelerle ilişkilerini dengeli bir şekilde yürütmek zorunda. Çatışmaların yayılması, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını ve mülteci politikasını da etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin hem diplomatik çözümü desteklemesi hem de olası bir savaş durumunda kendi güvenliğini koruyacak önlemleri alması bekleniyor.