Hong Kong'da yemek sırasında işvereninin 8 yaşındaki kızına tokat atan bir ev hizmetçisi, Doğu Mahkemesi'nde görülen davada üç yıl süreyle denetimli serbestlik cezasına çarptırıldı. 49 yaşındaki Filipinli Linne Pramis Pesimo hakkındaki saldırı suçlaması, savunmasının kabul edilmesi ve mağdur ailenin şikayetçi olmaması üzerine düşürüldü. Mahkeme, sanığın 2.000 Hong Kong doları (yaklaşık 7.500 TL) kefaletle serbest kalmasına ve üç yıl boyunca iyi hal göstermesi koşuluyla ceza almamasına hükmederken, olayın ayrıntıları Hong Kong’daki ev işçilerinin hukuki statüsüne ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Olayın Gelişimi ve Mahkeme Süreci
Pazartesi günü Doğu Mahkemesi'nde görülen davada, Linne Pramis Pesimo’nun 2023 yılı Kasım ayında işvereninin sekiz yaşındaki kızına yemek servisi sırasında tokat attığı belirtildi. Olay anında evde bulunan işverenlerin müdahalesiyle kavga büyümeden kontrol altına alınırken, aile daha sonra polise şikayette bulundu. Savcılık, Pesimo’nun “saldırı” suçlamasıyla yargılanmasını talep etti.
Mahkeme, sanığın suçunu kabul etmesi ve pişmanlık göstermesi nedeniyle ceza yerine üç yıllık bir “bind-over order” (iyi hal koşullu denetim) verilmesine karar verdi. Bu karar, sanığın 2.000 Hong Kong doları kefalet ödemesi ve üç yıl boyunca herhangi bir suça karışmaması halinde ceza almaması anlamına geliyor. Hakim, kararında “Sanığın ilk kez suç işlediği ve işveren ailesinin şikayetini geri çektiği göz önüne alındığında, bu tür bir tedbir yeterli olacaktır” ifadelerini kullandı.
Davada mağdur çocuğun ailesi, “Olayın üzerinden zaman geçti ve çocuğumuz bu süreçte psikolojik destek aldı. Aile içi bir sorun olarak görüyoruz ve davanın kapanmasını istiyoruz” şeklinde beyanda bulundu. Pesimo’nun avukatı ise müvekkilinin olay anında stres altında olduğunu ve benzer bir durumun tekrarlanmayacağını savundu.
Hong Kong’da Ev Hizmetçilerinin Hukuki Durumu
Bu dava, Hong Kong’da yaklaşık 400 bin kişiyle en büyük göçmen işçi grubunu oluşturan ev hizmetçilerinin çalışma koşulları ve yasal korunma eksikliklerini yeniden gündeme getirdi. Hong Kong yasalarına göre, ev hizmetçileri haftalık izin, asgari ücret ve sağlık sigortası gibi temel haklara sahip olsa da, işverenlerle yaşanan anlaşmazlıklarda genellikle dezavantajlı konumda kalıyor.
İnsan hakları örgütleri, özellikle çocuk bakımı gibi hassas alanlarda çalışan hizmetçilerin, işverenlerin keyfi uygulamalarına karşı yeterince korunmadığını belirtiyor. 2022 yılında yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, hizmetçilerin iş sözleşmelerinin feshi durumunda iki hafta içinde yeni iş bulma zorunluluğunu kaldırmış olsa da, uygulamada sorunlar devam ediyor. Asya’nın birçok ülkesinde olduğu gibi Hong Kong’da da ev hizmetçileri, çoğunlukla Filipinler, Endonezya ve Tayland gibi ülkelerden gelen kadınlardan oluşuyor.
Uzmanlar, bu tür olayların önüne geçilebilmesi için hizmetçilere yönelik zorunlu eğitim programlarının artırılması ve işverenlerin de çocuk bakımı konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Hong Kong Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bürosu, 2024 yılında ev hizmetçilerine yönelik şiddet vakalarını azaltmak amacıyla yeni bir rehber yayımlamayı planladığını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong’daki bu dava, ev hizmetçilerinin yasal statüsü ve çalışma koşullarına ilişkin küresel bir sorunu yansıtıyor. Türkiye’de de özellikle büyük şehirlerde yabancı uyruklu ev işçilerinin sayısı artarken, bu kişilerin hukuki güvenceleri ve çalışma standartları benzer tartışmalara konu oluyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülke, ev hizmetçilerinin haklarını düzenleyen ILO Sözleşmesi’ni henüz onaylamış değil. Bu durum, uluslararası iş gücü göçü ve çocuk bakımı gibi hassas alanlarda kamu politikalarının geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Türkiye, benzer vakalarda hem işveren hem de çalışan haklarını dengeleyen bir hukuki çerçeve oluşturma konusunda Hong Kong deneyiminden ders çıkarabilir.